Yeşim Özsoy’un yeni oyunu Aksak Deliryum, Orient-Institut Istanbul’da ilk kez sahneye çıkarıldı. Oyun, mitolojik tufan anlatıları ile günümüz savaş, kriz ve yalnızlık ortamını birleştirerek seyirciye sunuldu.

Haber: Hilal SOLMAZ
(İstanbul) - GalataPerform’un kurucusu ve tiyatrocu Yeşim Özsoy’un yeni oyunu Aksak Deliryum, Orient-Institut Istanbul’da ilk defa okuma tiyatrosu olarak sergilendi. Oyun, mitolojik tufan anlatılarını ile günümüz savaş, kriz ve yalnızlık atmosferini bir araya getiriyor ve insanların birbirine seslendiği ancak karşılık alamadığı bir dünyayı tartışmaya açıyor.
GalataPerform’un kurucusu ve oyunun yazarı olan Özsoy, yeni metni ilk kez seyirci önüne çıkardı. 12 Mart akşamı gerçekleştirilen etkinlikte, hem GalataPerform’un 2026-2027 sezon planları paylaşıldı hem de yapım aşamasındaki oyun okuma tiyatrosu formatında gösterildi. Okumanın ardından düzenlenen söyleşide Özsoy, oyunun çıkış noktası olarak mitolojik felaket anlatılarını ve günümüzde artan savaş, kriz ve yalnızlık duygularını belirtti. Metni klasik bir hikâye örgüsü ile değil, çağrışımlar, sesler ve ilişkiler üzerinden inşa ettiğini kaydetti.
Özsoy, "Ben önceden belirlenmiş bir hikaye yazmak istemedim. Daha çok sesler, duygular ve çağrışımlar üzerinden bir yapı oluşturmaya çalıştım. Mitolojiye baktığınızda tufan anlatıları ve felaket hikayeleri sürekli tekrar eder. Bu anlatılar çok eski olmasına rağmen günümüzde de felaket duygusu güçlü biçimde devam ediyor" dedi.
"Tufan anlatıları bugünü anlamak için bir alan açıyor"
Oyunun yazım sürecinde çeşitli mitolojik ve dini anlatıları incelediğini belirten Özsoy, özellikle tufan hikayeleriyle ilgilendiğini ve "İbrahim, Sare, Hacer, Nuh gibi karakterlerin anlatılarını araştırdım. Tufan konusu insanlık tarihinde sürekli tekrar eden felaket fikrini barındırıyor. Bu hikayeler çoğu kez kutsal kitaplardan önce de mevcut. Bu anlatıları bugünün dünyasıyla yan yana düşünmek istedim. Oyunda bu mitolojik figürler doğrudan anlatılmıyor; daha çok günümüz çatışma, yalnızlık ve karşılıksızlık duygularını çağrıştıran bir temel oluşturuyor" ifadelerini kullandı.
"Karakterler birbirine sesleniyor ama kimse yanıt vermiyor"
Oyundaki karakterlerin birbirlerine seslenmesine rağmen cevap alamamaları dikkat çekiyor. Özsoy, bu durumu özellikle vurgulamak istediğini belirterek, "Mitolojik anlatımlarda insanlar Tanrı’ya yakarır ve çoğu zaman karşılık alırlar. Ama günümüzde insanlar birbirine sesleniyor ve çoğu zaman yanıt bulamıyor. Bu yalnızlık ve kopukluk hali benim için çok önemli" dedi.
Özsoy, oyunun günümüz savaşları, krizleri ve toplumsal kırılmalarıyla ilişkili olduğunu da dile getirerek, "Dünyada yaşanan büyük savaşlar, küçük çatışmalar, propaganda ve felaket duygusu… Bunlar zihnimizde sürekli dolaşıyor. Metnin temelinde bunlar yatıyor" diye ekledi.
"Cevap almak değil, sorular sormak önemli"
Özsoy, oyunun kesin yanıtlar sunmayı amaçlamadığını, daha çok soru sormayı hedeflediğini vurguladı. "Benim için önemli olan seyircinin metin içinde dolaşabilmesi. Bu karakterler kime sesleniyor? Neden karşılık alamıyorlar? Bu felaket duygusu bizi nereye götürüyor? Bu soruların hepsi açık kalsın istiyorum" dedi.
Oyunun hazırlık aşamasına Batur Belirdi, Elif Temuçin, Evrim Doğan, Okan Urun, Sanem Öge ve Yaman Ceri katıldı. GalataPerform’un düzenlediği bu etkinlik, yeni oyunun üretim sürecini seyirciyle birlikte tartışmaya açan bir adım olarak gerçekleşti.