CHP Sözcüsü Zeynel Emre, 2026 yılında liyakatsizlik ve güvensizlik döneminin sona ermesini talep etti. Gelecek nesiller için yapılacaklar ve ülke gündemi hakkında açıklamalar yaptı.
Zeynel Emre: 2026’da liyakatsizlik ve güvensizlik sona ersin istiyoruz
CHP Sözcüsü Zeynel Emre, "Biz istiyoruz ki artık liyakatsizliğin yolsuzluğa, güvencesizliğin geleceksizliğe karıştığı bir dönem 2026 yılında son bulsun. 2026 yılında çocuklarımız, gençlerimiz, evlatlarımız, bu ülkenin kadınları, insanlarımız geleceğe çok daha umutla bakabilsin. Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel, belki de dünya siyasi tarihinde eşi benzeri olmayan şekilde, kısa süre içerisinde bu yüksek katılımlı mitinglere liderlik etti. Biz bugün Türkiye'nin birinci partisi olarak sorumluluğun bilincindeyiz. Ve önümüzdeki döneme Türkiye'yi nasıl hazırlarız, onun gayreti içerisindeyiz. 2026’da neler yapacağımızın planlamasını tartışıyoruz" dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında 2025 yılını değerlendirdi.
Dün Yalova’da DEAŞ terör örgütüne yönelik operasyonda şehit olan üç polis memuruna rahmet ve başsağlığı dileyerek sözlerine başlayan Emre’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyleydi:
- "2025 yılının bizden kopardığı yol arkadaşlarımız var. Öncelikle Beşinci Genel Başkanımız Altan Öymen, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Ferdi Zeyrek, Şehzadeler Belediye Başkanımız Gülşah Durbay ve yaşamını daha güzel bir memleket için çalışırken kaybeden tüm CHP mensuplarına baş sağlığı diliyorum."
- "Gönül isterdi ki 2025 yılı gerçekten 86 milyon vatandaşımızın yüzünün güldüğü, dertlerine derman olunduğu, acıların hafiflediği, daha iyi geçindiği, daha huzurlu, daha refah içinde bir yıl olsun. Ancak 2025 yılı iktidarın 'Aile Yılı' ilan etmesine karşın, bir o kadar da maalesef gerçekte geçimsizlik, adaletsizlik ve güvensizlik yılı oldu."
- "Biz yeri geldi, bir sabah uyandık; belediyelere operasyonlar, kayyumlar; bir başka gün uyuşturucu operasyonları, çetelerin şehirleri nasıl parsellediği, haraca bağladığı, çocukların hayatını kaybettiği, kadın cinayetleri haberlerini öğrendik. 2025 yılında tüm kurumlar önceki dönemlere göre daha talimatlı çalışmaya başladı."
- "Biz istiyoruz ki artık liyakatsizliğin yolsuzluğa, güvencesizliğin geleceksizliğe karıştığı bir dönem 2026 yılında son bulsun. Çocuklarımız, gençlerimiz, kadınlar ve ülke insanları bu yıl geleceklerini umutla bekleyebilsin."
- "Biz gerçekten Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Bu millete efendilik yoktur, hizmet vardır' sözüyle hareket ediyoruz. Meclis’te ve meydanlarda vatandaşların seslerini yükselttik, çözümler ürettik ve mücadele ettik."
- "Başkasının yaşam hakkını elinden alan Zehra Kınık tutuklanmadı, yaşam hakkını savunan Bilgekağan Şarbat tutuklandı"
- "Türkiye Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 148 ülke arasında 113’üncü sıradayız. Adaletin terazisi iktidara yakın olanlar için hassas, vatandaşlar için ise paramparça durumda."
- "İmtiyazlar olan hukuki durumlardan örnekler veriyoruz. Geçtiğimiz yıl Zehra Kınık bir trafik kazasında 17 yaşında bir çocuğun ölmesine sebep oldu, tutuklanmadı. Haksızlık, tweet attığı veya protesto ettiği için tutuklanan gençler var. Asgari ücretli Bilgekağan Şarbat tutuklandı çünkü yaşam hakkını savundu."
- "Cezaevlerindeki tutuklu sayısı 52 binden 425 bine çıktı. Tahliye edilmesi beklenen yaklaşık 50 bin kişi doğru düzgün incelenmeden serbest bırakılmaya çalışılıyor. Bu durum büyük riskler taşıyor."
- "Sağlık durumu nedeniyle tahliye edilmesi gerekenler arasında belediye başkanları ve diğer mahkumlar bulunmasına rağmen, yüksek risk taşıyanlardan tutuklu kalmaya devam ediyorlar."
- "Devlet kademelerine atananlar gücünü saraydan alıyor, halktan değil. Örnek olarak, Bodrum'da 78 kişinin hayatını kaybettiği olayda sorumlu bir isim istifa etmedi."
Gerçekten destansı bir mücadele verdikleri için gençlerimize teşekkür eden Emre, "İfade özgürlüğü ve gösteri hakkı anayasal ve evrensel bir haktır. Bu hakları kullanmak suç olarak gösterilemez. Bu ülkede cesur olmak ve direnmek önemlidir. 2026’da daha kararlı ve cesur olacağız ve bu ülkeyi tek adam rejimine asla bırakmayacağız." diyerek sözlerini tamamladı.
İktidara güven olmadığını, veriye ve programa güven kalmadığını belirten Emre, ekonomi ve yaşam maliyetleri üzerindeki tartışmalara değindi. Enflasyon, yoksulluk ve yatırım sorunlarına dikkat çekti.