CHP Sözcüsü Zeynel Emre, Bilal Erdoğan'ın Gazze olaylarına ilişkin yaptığı açıklamalara karşı çıktı ve bu ifadelerin hem babasının gücünü sorgular hem de toplumu bölmeye yönelik olduğunu belirtti.

CHP Sözcüsü Zeynel Emre, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın Gazze olaylarına ilişkin açıklamasına tepki gösterdi. Emre, Erdoğan'ın "Liderimiz Erdoğan daha güçlü olsaydı bu soykırım olmazdı. İçerideki fitneler yüzünden gücümüz azaldı" ifadelerine karşı çıktı. Emre, bu açıklamaların bir yönüyle babasının yeterince güçlü olmadığını ve acziyetini kabul ettiğine işaret etti. Ayrıca, Gazze'deki felaketi iç siyasete bağlamanın toplumu bölmek ve etiketlemek olduğunu söyledi. Emre, AKP'ye oy vermiş vatandaşlar ve kamu görevlilerinin bu tarz davranışları içlerine sindirip sindirmediğine sordu.
Emre, bu tür ifadelerin toplumu bölmek ve ahlaki olmayan bir davranış olduğunu belirtti. Aynı zamanda, toplumun farklı kesimlerinin birbirine karşı saygısız davranışlarını eleştirerek, resmi makamların kendisini diğerlerinden üstün gören kişilere karşı durması gerektiğini vurguladı.
Emre, CHP'nin Türkiye'nin milli iradesinin temsilcisi olduğunu ve uluslararası platformlarda ülkenin menfaatlerini savunduğunu ifade etti. Türkiye'de yaşanan hukuksuzluklara ve otoriterliğe dikkat çekti. Ayrıca, CHP'nin yerel seçimlerde ilk parti olduğunu ve milletin desteğiyle iktidar yolunda ilerlediğini belirtti. CHP'nin dış ilişkilerde ülkenin menfaatlerini gözetmeye devam edeceğini söyledi.
Emekli durumunun kabul edilebilir seviyede olmadığını ve emeklilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Emeklilerin düşük maaşlar ve kötü yaşam koşulları altında yaşadığını söyleyen Emre, CHP'nin emeklilerle dayanışma içinde olduğunu ve yeni düzenlemeler yapılacaktır dedi.
2026 yılını "sahtecilik yılı" olarak ilan edebileceklerini belirten Emre, TÜİK verilerinin manipüle edildiğine dikkat çekti. Enflasyon oranlarının rakamlarının gerçek yaşam koşullarını yansıtmadığını ve iç piyasayı olumsuz etkilediğini ifade etti. Ayrıca, gelir dağılımındaki eşitsizliklerin sürdüğü ve sınıfsal farkların arttığını vurguladı.
Türkiye'deki medya ortamını eleştiren Emre, medyanın tekelleşmesi ve bağımsızlığını yitirmesiyle birlikte TMSF'nin medya patronu haline geldiğini söyledi. 2016 darbe girişiminden sonra medya ve iletişim alanında yapılan düzenlemeleri ve devredilmesi işlemlerini hatırlattı. Bu durumun halkın haber alma hakkını olumsuz etkilediğini belirtti.