SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Ekonomi/2026 bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda; Erhan Usta: 2002'de konut sahipliği oranı %73.1 iken 2024'te 55,8'e düştü, 21 yılda 17,3 puan azalma

2026 bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda; Erhan Usta: 2002'de konut sahipliği oranı %73.1 iken 2024'te 55,8'e düştü, 21 yılda 17,3 puan azalma

2026 bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülüyor Konut sahipliği oranındaki azalma İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, konut sahipliğinin azaldığına işaret ederek, 2002 yılında Türkiye’de bu oranın yüzde 73.1…

2026 bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda; Erhan Usta: 2002'de konut sahipliği oranı %73.1 iken 2024'te 55,8'e düştü, 21 yılda 17,3 puan azalma
Reklam yükleniyor...

2026 bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülüyor

Konut sahipliği oranındaki azalma

İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, konut sahipliğinin azaldığına işaret ederek, 2002 yılında Türkiye’de bu oranın yüzde 73.1 olduğunu söyledi. TÜİK’in verilerine göre 2014’ten sonra bu oran belirgin biçimde düşüş gösteriyor. 2024 yılı itibarıyla konut sahipliği oranı yüzde 55,8 seviyesine gerilemiş durumda ve bu 21, 22 yıl içinde 17,3 puanlık bir azalmayı ifade ediyor.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısı

Toplantıda AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 2026 bütçesi ve kesin hesabı görüşülüyor.

Konutsalığının azalmasının nedenleri

CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, konut stoğunun hızla arttığını belirterek, bunun gelişmekte olan ülkelerde inşaat sektörünün büyümenin lokomotiflerinden biri olduğunu söyledi. Aynı zamanda, konut sayısının nüfusa oranla AB ortalamasının üzerinde olduğunu ifade etti. Özlale, 2014’ten itibaren konut sahipliğinin yüzde 5 azaldığını ve bunun temel nedenlerinden birinin yoksul vatandaşların konut sahibi olamaması olduğunu vurguladı. Medyan gelirin yüzde 60’ının altında olanların konut sahipliği oranının düşük olduğunu, yeni hane halkı statüsü kazananların genellikle yoksul olduğunu ve bu nedenle barınma hakkının yeni hane halkına verilemediğini belirtti.

Konut yapımı ve sahipliği durumu

Son on yılda 5,3 milyon konut yapıldığını, bunlardan 2 milyonunun sahibi olunduğunu dile getiren Özlale, yeni inşa edilen konutların büyük kısmının kiracı olarak kaldığını, bunun da iki sorun doğurduğunu söyledi. Birincisi, yatırım aracı olarak görülen konutların, normal şartlarda borsada veya şirketlerin büyümesi için kullanılmasının gerekmesine rağmen, vatandaşların çoğunlukla konut satın almasını sağladığını belirtti. Ayrıca, konut yapımının sorunları çözmediğini ve 2020'li yıllarda Türkiye'nin yeterince konut üretmesine rağmen konut sahipliğinin azaldığını da kaydetti.

Yüzyılın Konut Projesi ve bölgesel analiz

Bakanlık verilerine göre, İstanbul'da 100 metrekarelik bir evin fiyatı 331 asgari ücret tutarına denk geliyor ve bu durum iki asgari ücretli ailelerin ev sahibi olmasını zorlaştırıyor. Usta, Yüzyılın Konut Projesi’nin önemli olduğunu, ancak bölgesel farklılıklara dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Özellikle Trakya ve İstanbul gibi bölgelerin projeden büyük pay aldığını, Adana-Mersin’de yeterince konut ihtiyacının olduğuna vurgu yaptı. Ayrıca, ev sahibi olmayan yoksul vatandaşların oranlarının en yüksek olduğu bölgelerin İstanbul ve Adana-Mersin olduğu ifadeleriyle, devletin bölgesel ihtiyaçlara uygun projeler geliştirmesi gerektiği belirtildi.

Kentsel Dönüşüm ve bütçe durumu

Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın bütçesi 111 milyar 125 milyon lira olarak planlandı. Usta, bu tutarın %98’inin cari transferler ve sermaye transferleri olduğunu, 2025 için harcamaların sadece 3 milyar civarında olduğunu söyledi. Türkiye Varlık Fonu’nun bütçesi ve borçlanma yetkisiyle ilgili eleştirilerde bulunan Usta, 2028’e kadar harcanabilen 54 milyar dolarlık fazladan kaynağın kullanılabileceğini belirtti. Ayrıca, kamu bankalarından 24 milyar civarında kredi kullanılmasının planlandığını, faiz oranlarının yüksek olabileceğine vurgu yaptı. Bu durumun maliyetleri artırabileceğine dikkat çekti.

Çözüm önerileri ve bütçe tartışmaları

Usta, bütçe içinde kentsel dönüşüm ve konut projelerine daha fazla kaynağın ayrılması gerektiğini, bununla birlikte bütçenin ve alınan kredilerin sürdürülebilir olması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, konut sahipliği oranının dünya ortalamasından 10 puan düşük olduğunu hatırlatarak, totalde 17,3 puanlık azalmaya rağmen, toplam konut sayısının artmakta olduğunu belirtti. Türkiye’nin konut sorununu çözmek için bölgesel gelişim ve proje odaklı çalışmaların önemine değindi.

Reklam yükleniyor...