Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM'de 2026 bütçesi görüşmelerinde enflasyonun yüzde 20’nin altına indirilmesi ve yapısal dönüşüm hedeflerini açıkladı. Dezenflasyon ve mali disiplin ön planda tutulacak.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda 2026 bütçesi görüşmelerinde; "Bütüncül bir yaklaşımla para, maliye, gelirler politikaları ve yapısal dönüşüm adımlarıyla dezenflasyonu kararlılıkla sürdüreceğiz. 2026 yılında enflasyonun yüzde 20’li seviyelerin altına indirilmesi, fiyatlama davranışlarında yapışkanlığın kalıcı olarak kırılması ve 2027 yılından itibaren enflasyonun tekrar tek haneli seviyelere indirilmesi temel hedefimiz olmaya devam edecektir. Bir yandan mali disiplini sürdürürken, diğer yandan yönetilen/yönlendirilen fiyatlar başta olmak üzere maliye politikaları ile enflasyonla mücadeleyi güçlendireceğiz" dedi.
TBMM Genel Kurulu’nda 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin görüşmelerine başlandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bütçe sunuş konuşmasında, AK Parti hükümetlerinin 24. bütçesinin ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin 8. bütçesi olduğunu belirtti. Türkiye’nin uluslararası gelişmişlik sınıflandırmasında alt-orta gelir grubundan üst orta gelir grubuna yükseldiğine vurgu yaptı. Bu gelişmenin sadece ekonomik değil, güçlü devlet aklı, kararlı liderlik ve milletin azminden kaynaklandığını söyledi. Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler ligine giriş yolunda olduğunu, bu geçişin niteliksel bir değişim ve kalkınma hamlesinin başlangıcı olduğunu belirtti. Bu yeni aşamanın daha yüksek standartlara, teknolojilere ve toplum refahına yönelişi temsil ettiğini dile getirdi.
Yılmaz, 2026 yılını Orta Vadeli Program’ın en kritik yılı olarak değerlendirdi. Bu yılımızın, alınan adımların sonuçlarının görüleceği ve reformların meyve vereceği bir dönem olacağını ifade etti. Bütçenin, kamu açığını kademeli olarak azaltan ve dezenflasyon sürecini destekleyen bir yaklaşımla hazırlandığını anlattı. Yeşil ve dijital ekonomiye geçiş, arz güvenliğini artırıcı politikalar ve yeni sosyal konut projelerinin bütçedeki yerini aldığını belirtti. Yüksek katma değerli üretim, AR-GE ve yenilikçiliğin destekleneceğini vurguladı. Ayrıca, deprem nedeniyle atılan adımların bütçe döneminde öncelikli olacağını ve şehirlerin dirençli hale getirilmesi için çalışmaların devam edeceğini söyledi. Bütçenin yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı destekleyeceği, sürdürülebilir büyüme ve kapsayıcı kalkınmaya odaklandığını ifade etti.
Yılmaz, kalkınma planları ve Orta Vadeli Program doğrultusunda altyapı, beşeri sermaye ve üretim kapasitesinin güçlendirilmesinin ana hedefler olduğunu belirtti. Makroekonomik ve mali istikrar ile disiplinin korunacağını, deprem harcamaları dışındaki harcamaların kontrol altında tutulacağını dile getirdi. 2026 yılında dış koşulların dezenflasyon ve büyümeye katkı sağlayacağının öngörüldüğünü belirtti. Uluslararası Para Fonu tahminlerine göre, 2025 ve 2026 yıllarında dünya ekonomisinin yüzde 3,2 ve yüzde 3,1 oranında büyüyeceğini kaydetti. Küresel ticaretin ise 2022-2024 döneminde yüzde 3,4’e gerilemesi ve önümüzdeki yıllarda yüzde 3 civarında artış göstermesi tahmin edildi. Bu gelişmeler ışığında, dış koşulların 2026 yılında destekleyici olacağı ve enflasyonla mücadeleye katkı sağlayacağı öngörüsünde bulundu.
2024 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 3,3 büyüdüğünü ve 21 çeyrektir kesintisiz büyüme sürdüğünü belirten Yılmaz, güçlü büyümenin sürdüğüne işaret etti. 2023’te milli gelirinizin 1 trilyon 130 milyar dolara ulaştığını, kişi başına düşen gelirin ise 13 bin 243 doları geçtiğini söyledi. 2024’te ise, kişi başına düşen gelirinin 15 bin doları aşmış olduğunu aktardı. 2025 üçüncü çeyrek büyümesi yüzde 3,7 seviyesinde gerçekleşti ve milli gelir 1 trilyon 538 milyar dolara yükseldi. Kişi başına gelir yaklaşık 17 bin dolara çıktı ve yıl sonu tahminleri 17 bin 748 dolar oldu. Türkiye’nin büyüme performansı, jeopolitik ve küresel zorluklara rağmen istikrarlı ve dengeli olduğunu vurguladı.
Yılmaz, 2025 üçüncü çeyrek verilerine göre büyümenin sanayi ve hizmetler sektörlerindeki olumlu görünümler ve sabit sermaye yatırımlarına dayandığını ifade etti. Makroekonomik istikrar ve yapısal dönüşüm adımlarının birçok testi başarıyla geçtiğini belirtti. 2025 için beklenen yüzde 3,3 oranındaki büyümenin dengeli kalmaya devam edeceğine işaret etti. Orta vadede ise daha güçlü ve istikrarlı büyüme hedeflenmektedir. Ayrıca, enflasyon ve fiyat istikrarı amaçlı politika ve kararların devam edeceğini kaydetti.
Yılmaz, 2024’te uygulamaya konan dezenflasyon programının, küresel belirsizlikler ve ekonomik meydan okumalara rağmen, kararlılığı ve etkililiği ortaya koyduğunu belirtti. Sıkı para politikası, mali disiplin ve makroihtiyati tedbirler sayesinde, fiyat istikrarının kalıcı hale geldiğine vurgu yaptı. Hizmet enflasyonunda halen atalet olsa da, fiyatlama davranışlarının takip edilmesi gerektiğini aktardı. Gıda sektöründe ise arz yönlü iyileşmeler olduğunu ve üretim kapasitesinin güçlenerek, olumlu sinyaller alınmaya devam ettiğini dile getirdi. Bütüncül yaklaşımla, para, maliye, gelirler politikaları ve yapısal dönüşümle dezenflasyonu sürdüreceklerini belirtti. 2026 hedefleri arasında enflasyonun yüzde 20 seviyelerinin altına indirilmesi ve 2027’den itibaren tek hanelere dönüşü mevcut. Mali disiplin ve fiyat kontrolü ön planda tutularak, enflasyonla mücadele edilecektir.
2021’den itibaren uygulanan performans esaslı program bütçe sistemiyle mali disiplinin artırıldığını belirten Yılmaz, 2026 bütçesini insan odaklı ve toplumun tüm kesimlerini gözeten bir perspektifle hazırladıklarını dile getirdi. Eğitim yatırımlarının bütçedeki payının yükseldiğine ve 2026’da 1 trilyon 944 milyar liraya ulaştığını, eğitim bütçesinden alınan payın yüzde 15,3’e çıkan oranla arttığını söyledi. Sağlık alanındaki yatırımlar ve reformların da büyük önem taşıdığını vurguladı. 2026 yılı için sağlık bütçesine 1 trilyon 594 milyar lira kaynak ayırdıklarını, toplam sağlık harcamalarının ise 3 trilyon 307 milyar liraya ulaştığını kaydetti. Ayrıca, afetlere karşı dayanıklılığı artırmak amacıyla orman yangınlarıyla mücadele ve orman yönetimine yapılan yatırımların sürdüğünü belirtti.