AGD Konya Şube Başkanı Kara: Toplumda yozlaşma artıyor Günümüzde sosyal medya ve televizyon platformlarındaki içerikler, temel toplum yapısını oluşturan aileyi olumsuz şekilde etkiliyor. Kontrolsüz ve denetimsiz içerikl…

Günümüzde sosyal medya ve televizyon platformlarındaki içerikler, temel toplum yapısını oluşturan aileyi olumsuz şekilde etkiliyor. Kontrolsüz ve denetimsiz içerikler, aile içi iletişimi zayıflatıyor.
Şiddet, aldatma, popülerlik arzusu ve mafyatik özentiler gibi olumsuz temalar içeren yapımlar, toplumun değer yargılarını derinden sarsıyor. Dijitalleşmenin artmasıyla birlikte ekran başında geçirilen süre de yükseliyor. Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Konya Şube Başkanı Durmuş Ali Kara, Merhabahaber'e yaptığı açıklamada, ekranlardaki normalleşen yozlaşmanın toplumun temel değerlerini sessizce aşındırdığını söyledi.
Kara, “Bu içeriklerin etkisiyle ailemiz, gençliğimiz ve geleceğimiz için bilinçli olma ve ses çıkarma zamanı geldi. Günümüz toplumu, sadece ekonomik ve teknolojik gelişmelerle açıklanamaz. Ahlaki yozlaşma ve değerlerin aşınması, en küçük birim olan aileden başlayarak tüm toplumu etkiliyor. İnsanlar artık doğru ile yanlışı ayırt etmekte zorlanıyor; küçük sapmalar zamanla normalleşiyor ve toplum vicdanı zayıflıyor. Kültürel normlardaki değişim, bireyselcilik ve tüketim odaklı yaşam tarzları, aile bağlarını zayıflatıyor. Bu süreç dini açıdan vicdan ve sorumluluk bilincine zarar veriyor. Kur’an ve hadisler, iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak gibi görevleri vurgular; aile ise bu değerlerin nesilden nesile aktarımını sağlayan en önemli yapı olarak görülür,” diye konuştu.
Kara, medyanın sadece eğlence değil, aynı zamanda algı ve değerleri şekillendiren bir araç olduğunu belirtti. “Dizilerde ve filmlerde lüks yaşam, çıkar ve bireysel başarı ön plana çıkıyor. Karakterler genellikle ahlaken sorunlu ama çekici olarak gösteriliyor. Bu içeriklere sürekli maruz kalan izleyici, yanlış davranışların normal kabul edilmesine neden oluyor. Örneğin, bir dizide haksızlık yapan ve başarıyla ödüllendirilen karakter izleyici tarafından kabul görebiliyor; bu da aile içindeki sabır, fedakârlık ve empati gibi değerlerin aşınmasına yol açıyor. Bencil ve lüks odaklı yaşam, aileyi içten içe eriten bir süreç olarak görülüyor: beklentiler değişiyor, kişiler görüntü ve lüks hayatla kıyaslıyarak tatminsizlik duyuyor; ilişkiler çıkar temelli oluyor. Fedakârlık, empati azalırken, ‘ben’ bilinci ön plana çıkıyor. Çocukların değer algısı bozuluyor; karakterden çok maddiyat ve popülerlik temel alınıyor. Duygusal bağlar zayıflıyor; aile üyeleri fiziksel olarak birlikte olsa da ruhsal yakınlık kopuyor. Özellikle büyük şehirlerde gençlerin sık sık ekran başında vakit geçirmesiyle, aile ile geçirilen kaliteli zaman azalıyor ve duygusal bağlar zayıflıyor,” ifadelerini kullandı.
AGD Konya Şube Başkanı Durmuş Ali Kara, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Toplumun yönünü belirleyen yalnızca içerikler değil, bu içeriklere verilen tepkiler ve bilinçli tercihlerdir. Aile ve toplumu korumanın en güçlü yolu, bilinçli farkındalık, değerlerin nesilden nesile aktarılması ve vicdanın canlı tutulmasıdır. Unutmayalım ki; güçlü aile bağları, ahlaki ve toplumsal dayanıklılığın en sağlam kalesidir.”