Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Körfez’de yaşanan gelişmelerin bölgeyi ve tüm dünyayı etkilediğini belirterek, Türkiye öncülüğünde Pakistan, Malezya ve Endonezya kararıyla yürütülebilecek bir girişim önerisinde bulundu.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, yaklaşık 35 gündür Körfez’de yaşanan gelişmelerin yalnızca bölgeyi değil tüm dünyayı etkilediğini vurguladı. Sürecin 1. Dünya Savaşı’ndan kaynaklanabilecek sonuçlar doğurabilecek riskler taşıdığına dikkati çekti.
Amerika-İsrail koalisyonunun İran’a karşı başlattığı sürecin stratejik planlama ve etki analizinden yoksun olduğunu belirten Davutoğlu, kısa sürede rejim değişikliği hedeflenmesine rağmen başarısız olunduğunu ve bölgede büyük bir yıkım yaşandığını söyledi. İran ile Körfez ülkeleri arasındaki gerginliğin artmasının en acı tablo olduğunu belirtti.
Bölgede üç ana taraf olduğunu dile getiren Davutoğlu, bunların Amerika-İsrail koalisyonu, İran ve başta Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn, Kuveyt ile BAE olmak üzere Körfez ülkeleri olduğunu ifade etti. Son zamanlarda yapılan açıklamaların Hürmüz Boğazı’na odaklandığını ve özellikle Donald Trump’ın bu konuda yaptığı söylemlerden bahsetti.
Trump’ın askeri güç vurgu yaptığı ve Hürmüz Boğazı’nın açılmasına odaklandığı belirtilirken, ABD’de üst düzey askeri görev değişiklikleri ve NATO’nun devreye sokulmaya çalışıldığı, ancak ülkelerin temkinli davrandığı kaydedildi. Ayrıca Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore’nin olası rollerine değinildi. Hindistan’ın İran ile ilişkileri ve Çin’in ABD ile rekabeti gibi konular değerlendirildi.
Davutoğlu, İran ve Körfez ülkelerinin güven duyacağı ve ABD’nin itiraz etmeyeceği bir ülke grubunun oluşturulmasını önerdi. Buna göre, Türkiye, Pakistan, Malezya ve Endonezya’dan oluşacak bir koalisyonun Hürmüz Boğazı’nda askeri denetim ve geçiş güvenliğini sağlaması teklif edildi. Bu dört ülkenin İran ve Körfez ülkeleri ile iyi ilişkileri ve ABD ile diyalog halinde olmaları dikkate alındı.
Davutoğlu, ilk olarak liderlerin bir araya gelerek harekât planı hazırlamasını, ABD nezdinde girişimde bulunup operasyonların durdurulması ve geçici ateşkes sağlanması gerektiğini belirtti. Ardından İran ile doğrudan temas ve Tahran’da görüşmeler yapılmasını önerdi. Ateşkes döneminde Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçiş sağlanmalı, daha sonra ise kalıcı ateşkes ve temel unsurlar detaylandırılmalı. Bu unsurlar arasında İran’ın nükleer programı, füze kapasitesi, Körfez ülkeleriyle ilişkileri ve vekâlet savaşları yer aldı. Nihai amaç olarak saldırmazlık paktı düşünülebilir.
Davutoğlu, bu diplomatik girişimin İsrail’in bölgedeki etkisini sınırlayabileceğini ve çatışma riskini azaltabileceğini söyledi. Türkiye liderliğinde Pakistan, Malezya ve Endonezya ile yürütülecek girişimin krizin çözümünde önemli olabileceğini vurguladı. Bu girişimler sonunda bölgede artabilecek çatışma riskinin önüne geçilmesi amaçlanıyor ve Hürmüz Boğazı’nın öncelikli olarak düğümünün çözülmesi planlanıyor.