Gelir kaybı ve belirsizlikler nedeniyle tüketici davranışları değişiyor. TÜSİAD raporuna göre, alışveriş temel ihtiyaçlara kayarken fiyat duyarlılığı artıyor.

Ekonomik kriz ve gelir erimesi nedeniyle her 10 tüketiciden 7’sinin en çok önem verdiği konu daha uygun fiyat seviyesi olurken, ürün kalitesi 65 puanla ikinci sıraya indi. Her 10 tüketiciden 3’ü bu dönemde yalnızca gerekli olan ürünleri aldığını belirtti. Ekonomik belirsizlikler nedeniyle tüketicilerin fiyat duyarlılığı artarken, alışveriş tercihleri zorunlu ihtiyaçlara kaydı.
TÜSİAD Perakende Çalışma Grubu tarafından EY-Parthenon’un hazırladığı Türkiye Perakende Pazar Değerlendirmesi Raporu’na göre, fiyat baskısı markalı ürünlerden uzaklaşmayı hızlandırırken, özel markalı ürünler kalıcı tercih haline geliyor. Artan maliyetler ve borçluluk ise perakendecilerin kârlılığı ve fiyatlama gücü üzerinde baskıya yol açıyor. Tüketicilerin yüzde 58’i alışveriş yaptığı markaya veya perakendeciye bağlılık hissetmiyor, yüzde 59’u ise taze gıda ürünlerinde özel markalı ürünleri tercih ediyor. Bu tüketicilerin yüzde 35’i son bir yıl içinde özel markalı ürünlere yöneldi.
Toptan ve perakende sektörleri, imalat sektörünün ardından GSYH’ye en fazla katkı sağlayan sektörler arasında bulunuyor ve büyüklükleri 5.8 trilyon liraya ulaşıyor. Hane halkının kullanılabilir geliri 2014’te 16.5 bin dolar iken, 2023’te 15.8 bin dolara geriledi. TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Tarım, Gıda ve Hizmetler Yuvarlak Masası Başkanı İzzet Özilhan, Türkiye’de tüketicilerin fiyat ve kalite hassasiyetlerinin arttığını, bunun markaları daha erişilebilir ve kişiselleştirilmiş deneyimler üretmeye teşvik ettiğini ve private label seçeneklerinin artırılmasına neden olduğunu belirtti.