SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Konya/Anadolu’da tarih hırsızlığı ve kaçakçılığına Konya’dan başlandı

Anadolu’da tarih hırsızlığı ve kaçakçılığına Konya’dan başlandı

Anadolu’da tarih talan ediliyor! Hırsızlığa Konya'dan başladılar Ünlü tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı, Anadolu’yu köy köy gezerek Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan tarihî mirasın sistemli şekilde yağmalandığını yazdı. Yabanc…

Anadolu’da tarih hırsızlığı ve kaçakçılığına Konya’dan başlandı
Reklam yükleniyor...

Anadolu’da tarih talan ediliyor! Hırsızlığa Konya'dan başladılar

Ünlü tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı, Anadolu’yu köy köy gezerek Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan tarihî mirasın sistemli şekilde yağmalandığını yazdı. Yabancı konsolosluklar, kaçakçılık şebekeleri ve define arayıcılarının cehaletle kışkırtılmasıyla yapılanlar… 1970’li yıllarda kaleme alınan makaleyi günümüz Türkçesine aktaran Kasım Kocabaş, makalede özellikle Konya, Karaman ve Aksaray bölgelerinden kaçırılan eserler hakkında detaylar sunuyor.

Köy Köy, Sokak Sokak Gezi

İbrahim Hakkı Konyalı’nın Anadolu’nun merkezinde yaptığı saha çalışmalarında karşılaştığı manzarayı anlatan Kocabaş, şunları belirtiyor: “Aksaray’ın 135, Niğde Ortaköy’ün 29 köyünü yirmi günden beri geziyorum. Kaleleri, camileri, mescitleri, medreseleri, yolları, su yolları, höyükleri ve kabristanları titizlikle inceliyorum. Ancak bu ilim yolculuğu, kısa sürede büyük bir yıkım dosyasına dönüşüyor.”

Anadolu’nun Zengin Mirası Batının İştahını Artırdı

Kocabaş, “Anadolu, Küçük Asya olarak bilinen, tarihî medeniyetlerin doğduğu, büyüdüğü ve geliştiği bir yerdir. Bu topraklarda medeniyetler iç içe, üst üste geçmiş ve zenginleşmiş durumda. Amerika henüz bilinmezliklerle dolu iken, Avrupa henüz cehlin içinde iken Anadolu parlak bir medeniyet hayatı yaşamıştı. Toprakları sanat eserleri ve mimari yapı with doludur. Beşer medeniyeti ve sanatlar, bu topraklara serpilmişti. Amerika keşfedildikten sonra ve Avrupa İslam medeniyetinin ışığıyla aydınlandıktan sonra, buralarda oturanlar, tarih yapma ve araştırma gayretine girdiler. Bu süreçte, küçük Asya’ya karşı ilgi artmış ve eserlere yönelik talep büyümüştür.” şeklinde konuştu.

Hırsızlık ve Kaçakçılık Anadolu Selçukluları’ndan Başladı

Kocabaş, “Konya Selçukluları, gelen birçok Türk hükümetinin en medenisi ve eserleri bakımından en zenginleriydi” diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu toprakların zengin medeniyetine varis olmuşlar, eski eserleri çok yönlü olarak geçmişler. Selçukluların yıkılmasından sonra kurulan beylikler ve Osmanlılar, çok sayıda eser bırakmışlardır. Osmanlı’nın yıkılışı döneminde Batılılar, Küçük Asya’daki eski eser merkezlerine yöneldiler. Eserlerimizi çalmak ve kaçırmak amacıyla yer altı ve yer üstü eserlerimize saldırdılar. Kendilerine müzeler kurdular ve koleksiyonlar yaptılar. Konya ve çevresinden alınan eserler önemli sayıdadır ve bunlar hakkında detaylı yazılar yazmak gerekir. Eski eser hırsızları, bu bölgenin başlıca hedefi olmuşlardır. 65 yıl önce Konya’da, kendi doğup büyüdüğü mahallesinde Rus ve Alman konsolosları vardı. Bu konsoloslar, eski eser toplamada yarış halindeydi. Almanların Anadolu-Bağdat Demiryolu genel müdürü Hügnen, en büyük kaçakçılar arasında yer alıyordu. Anadolu’dan ve Konya bölgesinden tarihî ve değerli eserleri vagonlarla kaçırıyordu” dedi.

Kaçırılan Eserler ve Hırsızlık Detayları

Kocabaş, “Konya’nın çift şerefeli, çini süslemeli, ince minaresi olan yapısı bir gün yıldırımla yıkılmıştı. Çini ve kitabeleri, çeşitli mahallelerde ve Rus konsolosunun evinde bulunmuştu. Konya’da birçok Selçuklu eseri ve çinileri çeşitli müzeler tarafından kaçırılmış ve Almanya’ya götürülmüştü. Konya ve çevresinden yapılan kazı ve hafriyat faaliyetlerinde ciddi kaçakçılık olayları yaşanmış, özellikle Selçuklu eserleri ve mezar taşları büyük ölçüde kayıplara karışmıştı. Ayrıca, Selçuklu döneme ait mezar taşları ve sandukalar, kimileri dinamit ve bomba kullanılarak yok edilmiştir. Deniz yoluyla da birçok eser kaçırılmış, Akdeniz ve Ege sahillerinde motorlar büyük ve ağır eserleri alıp götürüyordu.” şeklinde belirtildi.

Konyalının Tanıklıkları ve Diğer Olaylar

Kocabaş, “İbrahim Hakkı Konyalı’ya göre Anadolu’nun birçok bölgesinde eski eser ve mezar soyguncuları ve hazine avcıları faaliyetteydi” diyerek, şu sözleri aktardı: “Bütün Anadolu’da mezar, eski eser ve türbe soyguncuları kol geziyordu. Bu yağma, kazılarla sınırlı kalmayıp, türbeler, camiler ve kitabeler bilinçli şekilde tahrip edilmekteydi.” Ayrıca, “En büyük yıkım, cehalet ve yanlış inançlardan kaynaklanmaktadır. İnsanlar, ‘Her taşın içinde altın var’ yalanına inanarak, cami ve mezar taşlarını parçalıyorlar.” dedi. Tahribatın boyutunun, lahitlerin dinamit ve bombalarla tahribiyle daha da arttığını belirtti ve “Selçuklu, Danişmentli ve beylikler dönemine ait pek çok türbe geri dönüşümsüz biçimde yok edilmiştir” şeklinde açıkladı.

Deniz yoluyla kaçakçılıkta, Akdeniz ve Ege sahillerinde motorların büyük eserleri aldığını ve kaçırdığını belirten Kocabaş, “İbrahim Hakkı Konyalı, bir vicdan olarak, ‘Yangın var, acil önlem alınması gerekiyor’ diyerek, eski eserlerin korunması için çağrıda bulunmuştur. Bu yazı, sadece bir arşiv belgesi değil, Anadolu’nun geçmişinin nasıl yok edildiğini gösteren bir uyarıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Reklam yükleniyor...