Erdal Sağlam, son zamların ve savaşın etkisiyle enflasyonun yüzde 30 civarında kalma ihtimalinin arttığını belirtiyor. Fed ve diğer gelişmeler takip edilecek.

Erdal Sağlam
Enflasyon savaş etkisiyle yeniden yükselmeye başlamışken, elektrik ve doğal gaz zamlarındaki yüzde 25’lik artışlar, enflasyonla ilgili hesapları yeniden bozdu. Savaşın birkaç ay daha sürmesi halinde, yıllık enflasyon oranının yüzde 30 civarında kalma ihtimali güçleniyor.
Mart ayında TÜİK’in, diğer anketlere kıyasla, aylık enflasyon rakamını çok düşük açıklaması, kurumun yeniden sorgulanmasına neden olabilir. Önümüzdeki birkaç ay içerisinde bu tür farklı açıklamaların devam etmesi halinde, rakamlardan şikayetlerin artması olasıdır. Örneğin, diğer anketlerden yaklaşık 1 puan düşük çıkan gıda fiyatlarındaki artışın, nisanda düzeltme yapılıp yapılmayacağı merakla izlenecek.
Geçen yıl nisanda tüketici fiyat artışları yüzde 3 olarak açıklanmıştı. Elektrik ve doğal gaz zamlarından sonra, bu yıl nisanda enflasyonun yüzde 4’ü aşması bekleniyor. Web-tüfe, 4 Nisan itibarıyla yüzde 3.35 seviyesinde bulunuyor. Geçen ay, ayın başındaki rakamlar ay sonunda yaklaşık 1,5 puan artmıştı. Ayrıca, eşel-mobil sistemi devreye alınca, akaryakıt zamları düşük kalmış ve başka önemli zamlar gerçekleşmemişti.
4 Nisan itibarıyla web-tüfe'de alt gruplara bakıldığında, gıda ve alkolsüz içki fiyatlarındaki artış yüzde 4.54, lokanta ve konaklama hizmetlerindeki artış yüzde 3.97, konut, su, elektrik ve diğer kalemlerdeki artış yüzde 3.94, ulaşım fiyatlarındaki artış ise yüzde 2.50 olarak gözlemleniyor. Ayrıca, daha önce eksi olan giyim ve ayakkabı fiyatları yaklaşık yüzde 5.5 artış gösterdi.
Elbette petrol fiyatlarındaki hareketler büyük etken olurken, bu alt gruplardaki artışların ay sonunda daha da yükselebileceği tahmin ediliyor. Bu gelişmeler ışığında, mart ayında yüzde 31’in altına inen yıllık enflasyonun yüzde 31’in üzerine çıkması veya 32’ye yükselmesi sürpriz olmayabilir.
2025 baz etkisi göz önüne alındığında, savaşın uzun devam etmesi halinde, yıllık enflasyon oranlarının daha da yükselmesi beklenebilir. Nisan ayındaki yüzde 3’lük artıştan sonra, geçen yılın Mayıs ayında 1.53, Haziran’da 1.37, Temmuz’da 2.06, Ağustos’ta 2.04, Eylül’de 3.23, Ekim’de 2.55, Kasım’da 0.87 ve Aralık’ta 0.89 artışlar kaydedildi. 2025 yıl sonunda enflasyon oranı yüzde 30.89 olmuştu.
Merkez Bankası, 2026 yılı enflasyon hedefini yüzde 16 olarak koruyor. Yılın ilk toplantısında faiz tahmin aralığını yüzde 21’e kadar çıkarmıştı. Savaş öncesinde piyasalarda yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 25 civarındayken, savaş sonrası bu beklenti yüzde 27’ye doğru revize edilmeye başladı. Bazı iktisatçılar, savaşın Nisan’da sona erip, petrol fiyatlarının 80 dolara inmesi halinde, enflasyonun yüzde 25’te kalabileceği umudunu taşıyor. Ancak son zamlar sonrası bu beklentilerin de zayıfladığı söylenebilir.
22 Nisan’da faiz toplantısı yapılacak ve 14 Mayıs’ta ikinci enflasyon raporu açıklanacak. Gelişmelere bağlı olarak, bu toplantıda enflasyon hedefinde önemli değişiklikler yapılması muhtemeldir.
22 Nisan’daki faiz artışının kaçınılmaz olduğu önceden konuşuluyordu. Londra toplantısından alınan izlenim de artırım olacağı yönündeydi. Son zamların ardından, Nisan’da faiz artırımının güç kazandığını söyleyebiliriz. Bu karar, enflasyondaki yükseliş ve bütçe dengesinin korunması amacıyla alındı. Döviz rezervlerinde yaşanan erozyonun durmasıyla, yerli yatırımcıların dövize yönelmemesi ve TL faizlerin yükselmesi, enflasyon ve faiz politikalarında etkili oluyor. Ancak, faiz artışları işletmelerin maliyetlerini artırabilir, bu durumda yeni desteklere ihtiyaç doğabilir. Yüksek enflasyon ve artan gıda fiyatları, asgari ücrette gelir kaybına yol açarken, Temmuz ayında ara zam ihtimali de gündemde olabilir.