SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Ekonomi/ANKA Ekonomi Koordinatörü Erdal Sağlam'dan Haftalık Ekonomi Analizi: Döviz Rezervleri Zorlanmaya Başladı

ANKA Ekonomi Koordinatörü Erdal Sağlam'dan Haftalık Ekonomi Analizi: Döviz Rezervleri Zorlanmaya Başladı

İran savaşıyla ilgili belirsizlik devam ederken, petrol fiyatlarındaki artışın ekonomik etkileri ve Türkiye’nin döviz rezervlerinin hızla azaldığı konuşuluyor. Rezervler ve faiz seviyeleri yakından takip ediliyor.

ANKA Ekonomi Koordinatörü Erdal Sağlam'dan Haftalık Ekonomi Analizi: Döviz Rezervleri Zorlanmaya Başladı
Reklam yükleniyor...

ANKA Ekonomi Koordinatörü Erdal Sağlam'ın kaleminden Haftalık Ekonomi Analizi: Döviz rezervleri zorlanmaya başladı

Savaş ve petrol fiyatlarındaki artış rezervleri olumsuz etkiliyor

Erdal Sağlam

Devam eden İran savaşına ilişkin belirsizlik devam ederken, petrol fiyatlarının küresel etkileri net şekilde görülüyor. Rezervler uzun süredir gündemde yer almazken, savaşın devam etmesi Türkiye’nin rezerv sorununu tekrar yeniden gündeme getirdi.

Savaşın başlangıcı ve petrol fiyatlarındaki yükseliş

28 Şubat'ta başlayan savaş, bir ayını tamamladı ve petrol fiyatlarının Hürmüz Boğazı'nın kapanması nedeniyle artmaya devam ettiği görüldü. Hafta sonunda brent petrolün varil fiyatı 115 dolar seviyesine yükseldi.

Türkiye’nin döviz rezervlerindeki azalma

Türkiye’nin döviz rezervleri, özellikle son iki haftada hızla azaldı. Merkez Bankası’nın Mart ayındaki rezerv satışları toplam 42.5 milyar dolara ulaştı. Buna karşılık, net rezervlerdeki erimenin 57 milyar doları aştığı tespit edildi. Bu farkın büyük olmasının sebebinin, Mart ayı boyunca altın fiyatlarındaki düşüş ve altın rezervlerinin büyüklüğü olduğu belirtildi.

Rezervlerin toplam durumu

Kamunun döviz hesabıyla birlikte hesaplandığında, swap hariç net rezervler 27 Şubat'ta 80.9 milyar dolar iken, geçen hafta bu rakam 23.5 milyar dolara geriledi. Kamunun döviz hesabı dışarıda bırakıldığında ise swap hariç net rezervler 13.5 milyar dolar seviyesine düştü.

Rezervlerdeki erimenin nedenleri

Özellikle Merkez Bankası’nın dalgalı kur yerine, yönlendirilebilir kur politikasını tercih etmesi rezerv erimesini hızlandırdı. Kurları denetlemek için, yabancı fonlardan gelen döviz talebini rezerv satışlarıyla karşılıyor ve krizde rezerv satışı yüksek oluyor. Bu durum, finansal istikrar için rezervlerin kullanılmasına neden oluyor.

Faiz artışlarına ilişkin beklentiler

Rezerv erimesinin boyutu, rezervlerin yeterliliği tartışmasını gündeme getirdi. Bazı iktisatçılar, rezervlerdeki erimenin sorun yaratabileceğine dikkat çekiyor, bazıları ise kurları korumak ve rezerv erimesine tahammül edilmesinin sorun olmayacağını düşünüyor. Tartışma, faizlerin yeterli olup olmadığı ve acil faiz artırımına ihtiyaç olup olmadığı üzerinde yoğunlaşıyor.

Savaşın birkaç ay daha devam etmesi ve petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi halinde faiz artırımı gerekliliği artıyor. Bazı iktisatçılar, şimdilik faiz artırımı yapılmaması ve beklenmesi gerektiği görüşünde, çünkü yerli yatırımcıların dövize yönelmediği ve yabancı çıkışların yüksek olduğu düşünülüyor. Ayrıca, yüksek TL faiz oranlarının içeride döviz talebini zayıflattığı belirtiliyor.

Piyasa likiditesinin durumu ve faiz toplantısı beklentileri

Yüksek döviz satışları ve bilinçli müdahaleler sonucu piyasadaki TL likiditesi azaldı. Bankacılar, likidite sıkışıklığı nedeniyle mevduat ve kredi faizlerinin yükseldiğini ve bono piyasasında sıkıntı yaşandığını söylüyorlar. Bu nedenle, 22 Nisan’da planlanan faiz toplantısının öncesinde Merkez Bankası’nın olağanüstü toplantı yapıp faizleri artırabileceği yönünde beklentiler var.

Enflasyon ve kur detayları

Rezervlerdeki gelişmeler, savaş ve petrol fiyatlarına bağlı olarak kurlardaki hareketleri etkiliyor. Mart ayı enflasyon verisinin de önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor. Özellikle, yüksek petrol fiyatlarının enflasyonu yukarı çekmesi olası görülüyor. Ocak ve Şubat’taki yüksek gıda fiyatlarının Mart ayında gerileyeceği düşünülürken, fiyat artışlarının devam ettiği görüldü. Web-tüfe verisine göre, Mart enflasyonunun yüzde 2.48 olması, 2025 seviyeleriyle karşılaştırılıyor. TÜİK’in açıklamaları daha düşük olursa, enflasyonun Şubat seviyesinin biraz altında olması öngörülüyor.

Savaş ve petrol fiyatlarındaki gelişmeler, hükümetin enflasyon, cari açık ve büyüme hedeflerini yeniden değerlendirmesine neden olabilir.

Etiketler:

ekonomirezervlerpetrolfaizkur
Reklam yükleniyor...