Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasında, eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik örgütün üst aklı ve güçleri hakkında açıklamalar yaptı. Dava süreci devam ediyor.

Haber: Esra TOKAT
(ANKARA) - Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin yeniden görülen davada, savunma yapan eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, örgütün diğer suç örgütlerinden farklılıklarını gözlemlediğini belirtti. Kendisiyle ilgili hüküm verecek olan Cumhuriyet Başsavcıları ve yeniele geçen telefon kayıtlarında hakimlerle de işbirliği şüphesine duyduklarını ifade etti. Ayrıca örgütün liderinin Ayhan Bora Kaplan değil, daha büyük kişiler olduğunu ve üst aklin bulunduğunu öne sürdü. Siyasi sızma da olduğuna dikkat çekerek, Alp Aslan isimli eski emniyet müdür yardımcısının örgütün üst aklı olduğunu söyledi. Başsavcıya ait arabalardan bahsedilen haberlere de değinen Çelik, böyle bir örgütle mücadele edilmesinin zor olduğunu dile getirdi.
Kuruluşun planlarının ve üst aklın varlığını vurgulayan Çelik, örgütle nasıl mücadele edileceğine dair kaygılarını dile getirdi. Güncel gelişmeler ve soruşturma detaylarıyla, 17’si tutuklu toplam 61 sanık hakkında çıkan kararların istinafta bozulmasının ardından, operasyonu gerçekleştiren polisler ve ilgili kişiler hakkında dava Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor. Bu kapsamda, sanık Serdar Sertçelik savunma haklarının kısıtlandığını öne sürerek, dosya içeriğine ilişkin yeterli bilgiye ulaşamadığını belirtti ve süre talep etti. Avukatlar da dijital delillerin sunumu ve dosya içeriği hakkında makul süre almayı istedi.
Mahkeme başkanı, taleplerin önceden değerlendirilmiş olduğunu hatırlatarak, uygun görülmediğini bildirdi. Ayrıca, sanık Ayhan Bora Kaplan da duruşmada, dosyası olmadığını, dijital materyallerin bulunmadığını, ancak savunma yapmak istediğini belirtti. Avukatlar, dosya ve dijital materyallere erişim hakkının sağlanması ve süre talebinde bulundu. Mahkeme, bu talepleri değerlendirmezken, taraflar arasındaki tartışmalar devam etti.
Sanık Murat Çelik, operasyonun ardından örgütün iftiralarına maruz kaldıklarını ve bu kapsamda yaptığı açıklamalarla, örgütle mücadele ettiklerini ve devletin şerefli polis memurları olduğunu vurguladı. Ayrıca, operasyonlar sırasında alınan izinler ve telefon görüşmelerine ilişkin soruları yanıtladı ve bu bilgilerin doğruluğunu teyit etti. Çelik, organize suçlarla ve terör suçlarıyla ilgili ihtisas yaptığını, görevlerini devletin talimatlarıyla gerçekleştirdiğini ve örgütün üst düzey kişileriyle bağlantılı olduğunu dile getirdi. Siyasi alana sızmış olabilecekleri ve bu konuda çeşitli iddiaları gündeme getirdi. Ayrıca, suç örgütü liderinin kim olduğu sorusuna da cevap vermedi.
Operasyonlar sırasında kullanılmış olabilecek odaların dinlenme ve dinlenme yeri olarak kullanıldığını belirten Çelik, seçimler ve dinlenme odalarının mobilyalarıyla ilgili soruları da cevaplandırdı. Mahkeme Başkanı, Çelik’e Serdar Sertçelik ile görüşüp görüşmediğini sorduğunda, görüşmediğini ifade etti. Aynı zamanda, örgütün kaçırılan kişiler ve telefonların teslimi süreci hakkında detaylar paylaştı. Telefon kullanımına ve içerik incelemelerine ilişkin açıklamalar yaptı, bu materyallerin güvendiği kişiler tarafından verildiğini ve herhangi bir hukuki işlem yapılmadığını aktardı.
Gazetecilerle ilişkisi konusunda, operasyon sırasında medya ile herhangi bir iletişim veya bilgi paylaşımı olmadığını, basına verilen görüntülerin örgüt ve operasyonu olumsuz etkilediğini belirtti. Telefon ve dijital materyallerle ilgili soru ve savunma taleplerine de yanıt verdi. Ayrıca, Cengiz Haliç’in firar ettiği bilgisinin, Ankara Adliyesi’nden gelen bilgilerle teyit edildiğine değindi.
Avukatların sorularına yanıt vermeyen Çelik, operasyonlara katılan polis memurlarının durumları, mobile cihazların kullanımı ve örgütün finansal ve iletişim altyapısıyla ilgili sorulara da cevap vermekten kaçındı. Durışma devam ederken, mahkeme tüm bu gelişmeler ve sorgular ışığında süreci sürdürmektedir.