CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, bugün görülen İBB davası hakkında açıklamalarda bulundu. İddia makamının delil olmadan hareket ettiğini, savunmanın ise somut delillerle karşılık verdiğini vurguladı.

(İSTANBUL) - CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, bugün görülen İBB davası sonrası yaptığı açıklamada, "Burada iddia makamı elinde delil olmayan taraf, savunma makamı ise çok somut delillerle iddiayı çürüten taraf. Halbuki tam tersi olması lazım. İddia makamının elinde kanıtlar olması, savunmanın da bir nevi çırpınarak kendini anlatması gerekir. Tam tersi bir durum söz konusu" dedi.
Özçağdaş, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı değerlendirmede, Silivri'de 19. günün tamamlandığını ve mahkemenin beklenmedik şekilde daha erken saatlerde sona erdiğini belirtti. Mahkeme ve tüm katılımcıların yorucu bir süreç geçirdiğini, aileler ve tutuklu yakınlarının uzun süredir kendilerini anlatma şansı bulamadığını vurguladı. Ayrıca, ilk 18 günde yaşanmayan bazı gelişmelerin de olduğunu söyledi. Bu gelişmelerden biri olarak, etkin pişmanlıktan yararlanan bir kişinin, attığı iftiralar konusunda gerçekleri söylemediğine dair durumun ortaya çıkması ve savcılığın bu kişiyle ilgili soruşturma başlatması gösterildi.
Özçağdaş, iddianamenin giderek çözüldüğünü ve her gün yeni detayların ortaya çıktığını belirtti. İddianamelerde, daha önce etkin pişmanlıktan yararlanan bazı kişilerden, diğer itirafçılar tarafından şikayetler geldiğini ve ifadelerin aldatıldıklarını iddia eden kişiler tarafından verildiğini dile getirdi. Bu kişilerin de doğruları söylemedikleri gerekçesiyle soruşturma altında olduklarını söyledi.
Çağdaş, mahkemede ilginç savunmaların yapıldığını ve iktidarın, Türkiye'nin bu durumu neden izlemek istemediğini gösterdiğini belirtti. Örneğin, avukat Yiğit Bey'in duruşmada büyük meblağlar getirdiği ve bu paraları bankadan çektiğini, çantasına koyup, baz istasyonları ve banka dekontlarıyla mahkemeye sunduğunu ifade etti. Bu delillerle, paranın bir başkasına verildiği iddiasının uydurma olduğunu savundu. Mahkemeye bu iddialar ve baz kayıtlarının ise olayın gerçekliğiyle ilgisinin olmadığını belirtti.
Özçağdaş, Türkiye'nin önemli iletişimcilerinden Necati Özkan'ın da duruşmada söylediklerine değindi. Özkan, hukuksuzluklar ve tutukluluk süresi hakkında konuştu ve savcılığın, aleyhinde delil toplarken lehine olanları dikkate almadığını vurguladı. Bu nedenle, iddia makamının elinde delil olmadığı ve savunmanın somut delillerle karşılık verdiği görüşünü tekrarladı.