CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, evde bakım yönetmeliğindeki değişikliğe tepki gösterdi. Hakların kaybedilmemesi ve kalıcı politikalar geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

(ANKARA)- CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, “Evde Bakım Yönetmeliği”nde yapılan son değişikliğe ilişkin yazılı açıklama yaptı. Nazlıaka şunları kaydetti:
"Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yaptığı yardımlarla övünmeye devam ederken, aynı alanda her geçen gün yeni bir hak kaybı yaşanmaktadır. Son olarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı imzasıyla yayımlanan Evde Bakım Yardımı Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik, engelli bireylerin sosyal haklarında ciddi daralmaya yol açmıştır. Yeni düzenlemeyle birlikte yalnızca sağlık kurulu raporu yeterli olmamakta; engelli bireyin 'ev içinde öz bakımını kendi başına karşılayıp karşılayamayacağı' ayrıca bir bakım değerlendirme heyeti tarafından tespit edilmektedir. Kriterleri belirsiz bu uygulama, birçok engelli bireyin sistem dışına itilmesine kapı aralamaktadır."
"Yardımın kendisi korunuyor gibi görünürken, erişimin yolları daraltılarak hak kayıplarına neden olmuştur"
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesi devleti sosyal bir hukuk devleti olarak tanımlar. Sosyal devlet olmanın anlamı, dezavantajlı konumdaki yurttaşların insan onuruna yaraşır bir yaşam sürebilmesi için hükümetin koruyucu, destekleyici ve güvence sağlayıcı sorumluluğunu yerine getirmesidir. Bu sorumluluk, tercihe bağlı bir lütuf değil; anayasal bir yükümlülüktür. Ancak ne yazık ki engelli bireyler söz konusu olduğunda bu sorumluluk yıllardır yerine getirilmemektedir. Evde bakım desteği, başlangıçta ağır engelli bireylerin yaşamını kolaylaştırmak ve bakım yükünü hafifletmek amacıyla hayata geçirilmişken; zaman içinde ağırlaştırılmış kriterler, daraltılmış kapsamlar ve bürokratik engellerle birlikte amacından uzaklaştırılmıştır. Yardımın kendisi korunuyor gibi görünürken, erişimin yolları daraltılarak hak kayıplarına neden olmuştur."
"Evde bakım ücreti bir 'sadaka', bir 'yardım' ya da siyasi övünç malzemesi değildir"
Evde bakım ücreti bir 'sadaka', bir 'yardım' ya da siyasi övünç malzemesi değildir. Bir haktır! Bu ödeme, ağır engelli bireyin bakım ihtiyacının karşılanması için gerekli olan kamusal desteğin bir parçasıdır. Engelli bireyin kendi kendine yetemediği gerçeği sabitken, gelir kriterlerinin sürekli değiştirilmesi, hane içi hesaplamaların gerçek yaşam koşullarından koparılması ve enflasyonun etkilerinin görmezden gelinmesi; engelli bireyleri ve ailelerini cezalandıran bir sosyal politika pratiğine dönüşmüştür. Bugün binlerce aile, ağır engelli bireylerin bakımını fiilen üstlenmiş durumdadır. Ev içi bakımın çok büyük bir kısmı kadınların görünmez emeğiyle yürütülmekte; devlet ise bu emeği ne tanımakta ne de güvenceye kavuşturmaktadır. Bu durum hem sosyal devlet ilkesine hem de toplumsal cinsiyet eşitliğine aykırıdır."
"Engellilerin hakları üzerinden tasarruf yapılamaz"
Buradan açıkça ifade ediyoruz: Engellilerin hakları üzerinden tasarruf yapılamaz. Engellilerin yaşam hakkı bütçe kalemi değildir. Engellilerin sadakaya değil hak temelli sosyal politikalara ihtiyacı var. Yapılması gerekenler bellidir: Evde bakım desteği insan onuruna yaraşır bir düzeye çıkarılmalıdır. Gelir kriterleri gerçek yaşam maliyetleri dikkate alınarak yeniden düzenlenmelidir. Değerlendirme süreçleri keyfilikten arındırılmalı, şeffaf ve hakkaniyetli hale getirilmelidir. Engelli bireylere bakım veren aile fertleri sosyal güvence kapsamına alınmalıdır. Engelli bireyler geçici çözümlerle değil, kalıcı ve kamusal politikalarla desteklenmelidir. Biz iktidara geldiğimizde engelli bireylerimiz için hak temelli politikalar kuracağız. Evde bakım desteğini insan onuruna uygun seviyeye çıkaracak, bakım verenleri sosyal güvence altında tutacağız, erişilebilirliği ve bağımsız yaşam modellerini yaygınlaştıracağız, destek mekanizmalarını kalıcı hale getireceğiz. Engelli bireylerin yaşamını aile dayanışması, hayırseverlik veya tesadüfe bırakmayacağız. Sosyal devleti yeniden güçlendireceğiz."