CHP İstanbul Milletvekili İlgezdi, Türkiye’de ağzı ve diş sağlığı alanında yaşanan sorunlar ile yüksek diş çürük oranlarını ve bütçe yetersizliğini Meclis gündemine taşıdı. Sorunların çözümü için önerilerde bulundu.

CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Türkiye’de ağız ve diş sağlığı alanında yaşanan planlama sorunlarını ve atama bekleyen diş hekimlerinin durumunu Meclis gündemine taşıdı. İlgezdi, "Çocuklarda çürük prevalansı yüzde 88’e, 60 yaş üstünde ise yüzde 99 seviyelerine ulaşmış durumda. Bu tablo karşısında koruyucu diş hekimliği hizmetlerine ayrılan bütçenin yetersiz kalması büyük bir risk oluşturuyor" dedi.
İlgezdi, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na ağız ve diş sağlığındaki sorunlar ve diş hekimlerine ilişkin soru önergesi verdi. Bakanlığın 521 kişilik sembolik atama kadrosunun vatandaşın randevu alımını ve hekimlerin işsizlik sorununu çözemediğine dikkat çekti.
Türkiye’de hem erişim hem de istihdam açısından ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin büyük engellerle karşılaştığını belirten Akkuş İlgezdi, "Bugün atama bekleyen on binlerce diş hekimi olsa da vatandaşlarımız MHRS üzerinden aylar sonrasına randevu alabiliyor. Vatandaş tedaviye ulaşamıyor ve mağduriyet yaşıyor. Hizmet bekleyen hekimler ve hizmet talep eden vatandaşlar arasındaki bu uyumsuzluk, sağlık planlamasındaki yetersizliğin göstergesidir" dedi.
OECD verilerini temel alan İlgezdi, "OECD ortalamasında 100 bin kişiye düşen diş hekimi sayısı 85 iken, ülkemizde bu rakam 60 seviyelerinde seyrediyor. Çalışan hekim sayısının yetersiz olmasına rağmen kamuda ciddi bir istihdam kısıtlaması söz konusudur. 2026 atama kurasında ilan edilen sembolik kadrolar, mezun olan binlerce diş hekiminin işsiz kalmasına ve yurt dışına göç etmesine neden olmaktadır. Kendi yetiştirdiğimiz uzman hekimleri başka ülkelere gönderiyoruz" ifadelerini kullandı.
Ağız ve diş sağlığında yaşanan ihmallerin toplum sağlığını olumsuz etkileyebileceğine değinen Akkuş İlgezdi, "Çocuklarda diş çürüme oranı yüzde 88, 60 yaş ve üzeri bireyler arasında ise yüzde 99 seviyelerine ulaşmış durumda. Bu tablo karşısında koruyucu diş hekimliği hizmetlerine ayırılan bütçenin yetersiz olması büyük bir risk oluşturuyor. Ayrıca, 2026 yılı hedefleriyle uyumlu projeler olan ‘Aile Diş Hekimliği’ uygulanabilirliği ise ciddi şekilde gecikmektedir" dedi.
Birinci basamak sağlık hizmetlerinin zayıflatılması nedeniyle hastanelerin üzerindeki yükün arttığını belirten İlgezdi, "Vatandaşlar diş ağrısı nedeniyle randevu alamadığı için hastanelerin acil servislerine başvurmak zorunda kalıyor. Yeni yapılacak Aile Sağlığı Merkezlerinde diş ünitlerinin kurulması ve birinci basamak tedavilerin bu merkezlerde yapılması zorunludur. Sürekli artan fakülte kontenjanları ve yetersiz atama süreçleri arasındaki büyük fark, acil olarak çözüm bekliyor. Bakanlık, plansızlığa son vermek için ‘Ulusal İstihdam Stratejisi’ hazırlamalıdır" değerlendirmesinde bulundu.