Kayıhan Pala, 24 Mart Dünya Verem Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, veremle mücadelede koruyucu müdahalelerin artırılması ve halk sağlığı programlarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Sağlık sisteminde iyileşme vurgulandı.

CHP Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, 24 Mart Dünya Verem Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Veremin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olmasına rağmen Türkiye’de veremle mücadelenin istenilen seviyede olmadığını, bunun da kamu kaynağının azalmasıyla bağlantılı olduğunu belirtti. Pala, "Dünya Sağlık Örgütü’nün bu yılki mesajı 'Veremi bitirebiliriz' iken, koruyucu sağlık hizmetlerine kısıtlı kaynak ayrılan ülkemizde aynı umut dolu sözleri kurmak maalesef mümkün değil" dedi.
Pala, sağlık politikalarının hastane merkezli olduğunu vurgulayarak, "Hükümet, sağlıkta dönüşüm programı ile sağlığı hastaneler aracılığıyla şirketler için kâr sağlayan bir alana dönüştürmüş ve koruyucu sağlık hizmetlerini göz ardı etmiştir. Ülkemizde özel sağlık kuruluşlarının sayısı artarken, verem dispanserleri gibi temel koruyucu hizmet sunan kuruluşların sayısı azalmaktadır. 2007 yılında 245 olan verem savaşı dispanseri sayısı 2023 yılında 173’e gerilemiştir. Bu durum, halk sağlığı risklerinin artmasına yol açmaktadır" ifadelerini kullandı.
Pala, raporlama sistemlerinin önemli olduğunu, 2007 yılından 2022’ye kadar düzenli yayımlanan "Türkiye’de Verem Savaşı" raporlarının 2022’den sonra yayımlanmadığını ve 2024 ile 2025'e ilişkin verilerin net olmadığını belirtti. Göçmenler, HIV pozitif bireyler ve ilaç temini konularında güncel verilere ihtiyaç olduğunu vurguladı. Son 20 yılda toplam olgu sayısı ve insidansın azaldığını, ancak hedeflere ulaşılmadığını aktardı. 2023 yılına ait verilerde tedavi başarı oranının %81 olduğunu, 2022’de ise sadece 25 ilin hedef başarı oranına yaklaştığını kaydetti.
Pala, koruyucu hizmetlerin sağlık planlamasında öncelikli hale getirilmesi gerektiği vurgusunu yaparak, "Hedeflere ulaşmak için koruyucu müdahalelerin kapsayıcılığı artırılmalı; yoksulluk, kötü beslenme, göç, kalabalık barınma ve güvencesiz çalışma gibi sosyal belirleyicilerle birlikte ele alınan bütüncül bir halk sağlığı programı hayata geçirilmelidir. Bu hizmetlerin bütçedeki payı artırılmalı ve alınacak kararlar önceliklendirilmelidir. Çok ilaca dirençli verem ve HIV’li bireylerde tedavi erişimi, tedarik ve güvence altına alınmalıdır. GSS borcu nedeniyle hastalardan ilaca erişimin engellenmesi, tedavi başarısını olumsuz etkiler, direnç riskini artırır ve halk sağlığına yeni yükler getirir" şeklinde konuştu.
2022 yılı verilerine göre, ülkemizde yeni verem hastalarında ölüm oranının %9,8 olduğunu, İsveç’te %2,7 ve Fransa’da %4,2 seviyelerinde olduğunu sözlerine ekledi. Pala, verem hastalığının tamamen ortadan kaldırılması için başta sosyal belirleyicilerin giderilmesi, altyapının güçlendirilmesi ve kesintisiz temaslı taramasının yapılması gerektiğine dikkat çekti.