CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, emekli ve memur maaşlarının artış oranlarının resmi enflasyonun altında kalmasını, enflasyonun düşük gösterilmesinin halkın geçimini zorlaştırdığını açıkladı.

CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, SSK ve BAĞ-KUR emeklileri ile memur ve memur emeklilerinin maaş artış oranlarının resmi enflasyonun bile altında olduğunu ifade ederek, "Bu tablo bize şunu gösteriyor: Enflasyon düşmüyor, sadece maaşlar baskılanıyor. Enflasyonu düşük göstermek bütçeyi rahatlatabilir ama mutfağı rahatlatmaz" dedi.
Genç, yazılı açıklamasında, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan enflasyon oranlarının emekli ve memur maaşları ile kira artışlarını doğrudan etkilediğine değindi ve Enflasyon Araştırma Grubu tarafından açıklanan enflasyon oranıyla TÜİK’in açıkladığı oran arasındaki farkın, gelirlerin korunmasında önemli sonuçlar doğurduğunu belirtti.
Enflasyon rakamlarının sadece istatistik değil, doğrudan ücretleri ve yaşam koşullarını belirleyen bir araç haline geldiğini vurgulayan Genç, "Bugün emekliye verilen yüzde 12,19’luk zam, gerçek enflasyonu geçtikten çok, TÜİK’in kendi açıkladığı enflasyonun bile çok altında kalmaktadır. Bu tablo bize şunu gösteriyor: Enflasyon düşmüyor, sadece maaşlar baskılanıyor" ifadelerini kullandı.
Memur ve memur emeklilerinin yüzde 18,60’lık artışının da alım gücünü korumaktan uzak olduğunu belirten Genç, "Resmi enflasyon yüzde 30,89 iken maaşlara yapılan yüzde 18 zam, yılın başında memurun cebinden para çıkartmak anlamına gelir. Bu, zam değil, kontrollü yoksullaşmadır" diye konuştu.
Kira artış oranlarına da değinen Genç, ücret artışlarıyla kira zamları arasındaki farkın barınma sorununu derinleştirdiğine işaret ederek, şunları kaydetti: "Kira tavanı yüzde 34,88 olarak belirleniyor, ancak emeklinin, memurun geliri bu oran kadar artmıyor. Geliri en fazla yüzde 18 artan bir memurun, kirası yüzde 35 artıyorsa, burada açık bir denge bozukluğu vardır. Vatandaş geçinemediği için borçlanıyor. Bireysel kredi ve kredi kartı borçları 5 trilyon 859 milyar liraya ulaşmış durumda. Borçlar, bir yılda yüzde 49 artış gösterdi. Bu, halkın refah içinde yaşamadığını, ayakta kalmaya çalıştığını gösteriyor. Vatandaş borçla dönerken bankalar 11 ayda 842 milyar lira kar açıklıyor. Bu tablo, enflasyonun kim için düşük, kim için yüksek olduğunu net şekilde ortaya koyuyor. TÜİK’e göre bile her beş kişiden biri yoksul, Türk-İş’e göre açlık sınırı 30 bin lirayı aşmış durumda. Buna rağmen emekli maaşları, asgari ücret ve memur gelirleri bu seviyelerin çok altında kalıyor. Bu veriler, Türkiye’de çalışmanın ve emekli olmanın artık yoksulluktan kurtulmaya yetmediğini göstermektedir. Enflasyonu düşük göstermek bütçeyi rahatlatabilir ama halkın mutfağını rahatlatmaz."