CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, akaryakıt fiyatlarındaki artışların ÖTV ile dengeleneceği kanun teklifini TBMM'ye sundu. Gerekçesinde, bu mekanizmanın kalıcı hale getirilmesi hedefleniyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, akaryakıt fiyatlarındaki artışların ÖTV ile dengelemesini öngören kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu. Teklifin gerekçesinde, fiyat artışlarının ÖTV tutarları ile dengelenme mekanizmasının hukuki ve kalıcı hale getirilmesi ve halkın enflasyon karşısında korunması hedeflenmiştir.
Yavuzyılmaz, Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifinde, Türkiye’de son yıllarda döviz kuru dalgalanmaları ve uluslararası petrol fiyatlarındaki yüksek seyir nedeniyle akaryakıt fiyatlarının doğrudan etkilendiğine vurgu yaptı. Bu durumun toplumda ağır enflasyonist baskı yarattığını belirtti.
Gerekçede, 14 Mayıs 2018 tarihli Bakanlar Kurulu Kararıyla uygulamaya konan “Eşel Mobil Sistemi”ne referans gösterildi. Sistem sayesinde, akaryakıt fiyatlarındaki artışlar vergi tutarlarından indirim yapılarak karşılanmış ve küresel maliyet artışlarının vatandaşların cebine yansıması engellenmişti.
Ancak 22 Aralık 2021 tarihli ve 4938 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla sistem kademeli olarak sona erdirildi. Bu karar ile, ÖTV tutarlarının yeniden artırılarak fiyatların baskılanmasından vazgeçildi. Gerekçede, sistemin bütçe üzerindeki etkisinin sadece vergi kaybı değil, sosyal denge ve makroekonomik istikrar açısından da önem arz ettiği belirtildi.
Gerekçede, akaryakıt fiyatlarındaki artışların nakliye ve üretim maliyetlerini artırdığı ve genel fiyat seviyesini yükselttiği vurgulandı. Bu durumun dolaylı olarak bütçe üzerindeki sosyal yardım ve kamu giderleri yükünü artırdığı kaydedildi. Ayrıca, akaryakıttan sağlanan vergi gelirlerindeki artışın, alım gücü düşüşü nedeniyle diğer tüketim vergilerinde reel azalma ile etkisiz hale geldiği ifade edildi.
Yavuzyılmaz, devletin geçici vergi kaybını göze alarak, özellikle dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı karşısında korunmasını sağlama ve çiftçi ile sanayicinin üretimi sürdürebilmesi adına bu mekanizmanın kalıcı ve hukuki zemine oturtulmasını amaçladığını belirtti.