Divriğili madenciler, çalışanların işten çıkarılmasına karşı başlattıkları nöbeti sürdürürken, zarar gerekçesinin gerçek olmadığı iddiasını dile getiriyor ve içerideki baskı ve tehdit iddialarını aktarıyorlar.

DİSK'e bağlı Dev Maden-Sen, Divriği'deki madencilik şirketinin faaliyetlerine devam etmesi ve işten çıkarmaların durdurulması, işçilerin tekrar işe alınması amacıyla başlatılan nöbete devam ediyor.
Yücel Yalıncak, işten çıkarıldığını ve açık ocaktaki maden çıkarma işlemlerinin devam ettiğini belirterek, bunun zarar iddiasının gerçek olmadığını ve bahane olduğunu ifade etti. Yalıncak, zarar etme nedeninin farklı olduğunu, aynı malzemenin başka yerde de işlendiğini ve göçmen getirildiğini aktardı. Eşi Mercan Yalıncak ise, süreci öngöremediklerini ve kapılarına gelen işçilerden sorgusuz sualsiz çıkarıldıklarını anlattı.
Dev Maden-Sen Genel Başkan Yardımcısı Haluk Özsoy, firmadan kötü duyumlar aldıklarını, işçilerin tehdit edildiğini ve direnişe katılmamaları için baskı yapıldığını söyledi. Ayrıca, işçilerin hakkını kullanma ve direnişe katılma sorumluluğundan bahsetti.
OYAK, özelleştirme politikası kapsamında Divriği'deki yer altı madenciliği operasyonlarını 2026 yılına kadar durdurma kararı almış ve işten çıkarmalara başlamıştı. DİSK’e bağlı Dev Maden-Sen ise duruma tepki göstererek imza kampanyasını sürdürüyor.
Yücel Yalıncak, telefonla aldığı haberle iş akdinin sona erdiğini, 18 işçinin çıkarıldığını ve daha fazla işçinin de çıkarılacağını öğrenmişti. Kendileri, duruş ve basın açıklamalarıyla süreçleri belli ölçüde durdurabildiklerini, ancak sonrasında şirketin yeniden yeraltını kapatmayı planladığını belirtti. Yalıncak, zarar değil farklı amaçlar olduğunu, insanların göç ettirilmek istendiğini söyledi.
Mehmet Ali Katırcı, 9 Ekim’de telefonla işten çıkarıldığını, ancak sonrasında sürecin durdurulduğunu ve yılbaşına kadar yeni işçi çıkarılmayacağına söz verdiklerini, ardından ise tüm işçilerin çıkarılacağı bilgisiyle karşılaştıklarını belirtti ve eyleme geçti.
Haluk Özsoy, şirketin madenleri kapatmaya yönelik bir niyetinin olmadığını, havuz duvarlarını yükseltmeler ve yeni pompa alımından bahsetti. Sorunun kapatma değil, işçilerin haklarını almaya yönelik olduğunu ve dışarıdan işçi getirmeyi planladıklarını öne sürdü. Ayrıca, içerideki tehdit ve baskı iddialarına karşı şirketin geri adım atması gerektiğini vurguladı.