Eda Saraç, tutukluluk sürecinde tanık olduğu koşulları CHP’nin düzenlediği etkinlikte paylaştı. Kadınlar ve çocuklar arasındaki zor şartlara değindi.

Eda Saraç, CHP tarafından düzenlenen 30. Kent Yoksulluğu Buluşması’nda, tutukluluğu sırasında tanık olduğu koşulları anlattı. Saraç, kadınların sağlığa erişiminin neredeyse imkansız olduğunu ve ilaçlara ulaşmak için çok sayıda dilekçe yazılması gerektiğini belirtti. Ayrıca, çocuklu koğuşu olduğunu ve burada 20 çocuk ile 20 kadının bir arada bulunduğunu, bu ortamın çocuklar ve kadınlar için uygun olmadığını ifade etti.
Saraç, yaşını almış hükümlü kadınların bulunduğunu ve bunların sağlık sorunları yaşadığını, sabahları bu kadınların hayatta olup olmadığını kontrol ettiğini dile getirdi. Ayrıca, cezaevinde kadınların yaşadığı hak ihlallerine de değindi ve sağlığa erişimde ciddi zorluklar yaşandığını belirtti. Hızlı sağlık hizmeti almak isteyen kadınların, uzman olmayan doktorlara muayene olmak zorunda kaldığını ve kelepçe uygulanmış şekilde hastaneye götürülmelerinin sık görülen bir durum olduğunu aktardı.
İlaçlara ulaşımın çok zor olduğunu, dilekçe yazma ve okuma-yazma bilmeyen kadınlar için sorunlar yaşandığını vurguladı. Çocuklu koğuşta bulunan çocukların, ağladığında veya huzursuzlandığında iç içe olduğunu ve bilişsel aktivitenin bulunmadığını belirtti. Saraç, 84 yaşında bir kadının hastalıklarından dolayı sürekli öksürdüğünü ve her sabah onun hayatta olup olmadığını kontrol ettiğini sözlerine ekledi.
Saraç, cezaevinde kadınların insan hakları ihlalleri yaşadığını belirterek, birçok kadının sağlık hizmetine ulaşmakta güçlük çektiğine dikkat çekti. Hava ve sağlık durumu açısından zorluklar yaşanırken, ilaca erişimin çok güç olduğunu söyledi. Çocuklu kadınların koğuşunda 20 çocuk ve kadın olduğunu ve ortamın çocuklar ve kadınlar için uygun olmadığını vurguladı. Çocuklar arasında bilişsel ve eğitim aktivitelerinin bulunmadığını, bir kreş olduğunu ama etkin olmadığını ifade etti.
Yaşlı hükümlü kadınların bakımında da sorunlar yaşandığını ve onların kendi bakımlarını bile sağlayamadıklarını, bu durumun insanlık onuruna aykırı olduğunu dile getirdi. Saraç, okuma yazma bilmeyen kadınların çok fazla olduğunu ve böyle kadınlara eğitim imkanı sağlanmadığını belirtti. Ayrıca 12-18 yaş arasında mahkum çocukların bulunduğu koğuşta, madde kullanımı ve satımı nedeniyle hükümlü gençlerin bulunduğunu ve bu durumun ağır koşullara işaret ettiğini kaydetti.
Son olarak, çocukların bu koşullarda büyümesinin kendisine üzüntü verdiğini ve bu durumu fark edip, çözüm yollarını düşünmeden geçemediğini sözlerine ekledi.