SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Ekonomi/Ekonomist Hakan Kara: Savaşın Uzaması Durumunda Büyüme ve Döviz Kuru Üzerinde Belirgin Etkiler Olabilir

Ekonomist Hakan Kara: Savaşın Uzaması Durumunda Büyüme ve Döviz Kuru Üzerinde Belirgin Etkiler Olabilir

Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi ekonomist Hakan Kara, savaşın kısa sürmesi halinde petrol fiyatlarının 3-6 ay içinde yeniden 70-80 dolar seviyelerine düşebileceğini, uzun sürmesi halinde ise ekonomi parametrelerinin gözden geçirilmesi ge

Ekonomist Hakan Kara: Savaşın Uzaması Durumunda Büyüme ve Döviz Kuru Üzerinde Belirgin Etkiler Olabilir
Reklam yükleniyor...

Ekonomist Hakan Kara: Savaş hali geçici olmazsa büyümede daha belirgin ivme kaybı ve döviz kurunda kontrollü bir düzeltmeyi kabullenmek gerekecek

Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmeleri

Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi ekonomist Hakan Kara, ABD, İsrail ve İran savaşının Türkiye ekonomisine etkilerine değinerek, savaşın kısa sürdüğü ve petrol fiyatlarının 3-6 ay içinde tekrar 70-80 dolar seviyelerine inebildiği bir senaryoda, ufak hasarlarla durumu atlatabilecek kadar manevra alanı olduğunu söyledi. Kısa sürede olma olasılığı yüksek olan savaşın belirsizliğin çok olduğu vurgulandı. Savaş uzun sürerse, tüm parametrelerin gözden geçirilmesi gerekecek.

Ekonomi yönetiminin büyümede sert bir yavaşlama olmadan ve dış dengeyi fazla bozmadan dövizi kontrol ederek enflasyonla mücadele etmeye çalıştığını belirten Kara, düşük petrol fiyatlarının buna yardımcı olduğunu ifade etti. Ancak, yüksek enerji fiyatlarının ve savaşın geçici olmaması halinde büyümede daha belirgin bir ivme kaybı yaşanacağı ve döviz kurunda kontrollü bir düzeltmenin kabul edilmesi gerekeceği belirtildi.

Türkiye’nin güçlü ve zayıf yönleri

Eski Merkez Bankası başekonomisti ve Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Hakan Kara, sosyal medya hesabında “Son gelişmeler Türkiye ekonomisini nasıl etkileyecek” başlıklı değerlendirmesinde, öncelikle güçlü taraflara değindi. Türkiye’nin kamu ve özel sektör borçluluğunun düşük, bütçe açığının yüzde 3’ün altında olduğu ve bunun büyümedeki sert yavaşlamaları yumuşatma şansı verdiği vurgulandı. Bankacılık sisteminin güçlü ve temkinli yönetildiği, şirketler kesiminin ise esnek ve çevik olduğu belirtildi. Ayrıca, Merkez Bankası’nın altın fiyatlarındaki artışın desteğiyle rezerv cephanesini güçlendirdiği ve faiz oranlarının (yüzde 40) orta şiddette şoklara karşı lirayı koruduğu kaydedildi. Yabancı yatırımcı swap pozisyonunun, Rahip Brunson krizi dönemine göre çok düşük seviyede olduğu ve jeostratejik konumun güçlendiği ifade edildi.

Zayıf taraflar ise enerji ithal bağımlılığı yüksek olmasına rağmen, son 10 yılda düşmüş olsa da halen yüzde 65-70 seviyelerinde kaldığı ve petrolle ilişkili birçok hammaddenin ithalat bağımlılığının yüksek olduğu belirtildi. Enflasyonun yüksek olduğu ve bu noktada enflasyonla mücadelede kritik bir dönem yaşandığı vurgulandı. Petrol fiyatlarının 3 ay boyunca yüksek seviyelerde kalması durumunda enflasyonun düşeceğine olan güvenin azalacağı ve enflasyonla mücadeledeki çabaların yavaşlamasının eleştirildiği kaydedildi.

Son olarak, savaşın cari açık döneminde gerçekleştiğine dikkat çekildi. Son gelişmeler olmasaydı, dış açığın 35 milyar dolara ulaşacağı belirtilmişti. Ancak, kalıcı olursa bu rakamın 50 milyar doları aşacağı öngörüldü. Sermaye girişlerindeki yavaşlama ve dolarizasyon eğilimi nedeniyle, ekonominin ya Merkez Bankası rezervlerini kullanması ya da yavaşlamaya razı olması gerekeceği ifade edildi. Savaşın geçici olmaması halinde, büyümenin daha belirgin bir şekilde yavaşlayacağı ve döviz kurunda kontrollü bir düzeltmenin olacağı değerlendirildi. Enerji fiyatlarındaki sert artışın en son istenmeyen gelişme olduğu ve hem iç enflasyon hem de dış cari dengeyi olumsuz etkilediği vurgulandı.

Etiketler:

ekonomisavaşpetrolenflasyondövizturkiye
Reklam yükleniyor...