Erhan Adem, Tarım Kredi Kooperatifleri'nde son iki dönemde yapılan atamalarda liyakat yerine siyasi sadakatin esas alındığını ve kurumun kapasitesinin zayıfladığını belirtti. Ayrıca, iddiaların kamu zararına yol açtığını vurguladı.

(ANKARA) - CHP Parti Meclisi üyesi Erhan Adem, Tarım Kredi Kooperatifleri'ne yapılan atama iddialarına, "Özellikle son iki dönemde, Tarım Kredi Kooperatifleri ve bağlı iştiraklerine yapılan atamalarda liyakat yerine siyasi sadakatin esas alındığı; eski milletvekilleri ve bürokratların yönetim kademelerine getirildiği yönündeki iddialar son derece kaygı vericidir. Bu durum yalnızca kurumsal kapasiteyi zayıflatmakla kalmamış, aynı zamanda çiftçimizin kaynaklarının etkin ve verimli kullanımını da engellemiştir." sözleriyle tepki gösterdi.
Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Hüseyin Aydın’ın aylık geliriyle ilgili iddialara bir tepki de CHP Parti Meclisi üyesi Erhan Adem'den geldi. Adem yaptığı yazılı açıklamada, Tarım Kredi Kooperatifleri'nin amacının çiftçiyi ve üretimini desteklemek, maliyetleri düşürmek ve gıda arz güvenliğini sağlamak olduğunu belirterek şunları kaydetti:
"Son yıllarda bu yapının asli amacından uzaklaştırıldığı, siyasi müdahalelerle işlevsiz hale getirildiği ve çiftçimizin alın terinin farklı amaçlarla kullanıldığına dair çok ciddi bulgular ve iddialar bulunmaktadır. Özellikle son iki dönemde, Tarım Kredi Kooperatifleri ve bağlı iştiraklerine yapılan atamalarda liyakat yerine siyasi sadakatin esas alındığı; eski milletvekilleri ve bürokratların yönetim kademelerine getirildiği yönündeki iddialar son derece kaygı vericidir. Bu durum yalnızca kurumsal kapasiteyi zayıflatmakla kalmamış, aynı zamanda çiftçimizin kaynaklarının etkin ve verimli kullanımını da engellemiştir. Kamuoyuna yansıyan bilgiler, üst düzey yöneticilerin birden fazla yerden maaş, huzur hakkı ve çeşitli adlar altında yüksek ödemeler aldığı yönündedir. Çiftçimizin zor koşullarda üretim yapmaya çalıştığı, girdi maliyetlerinin her geçen gün arttığı bir dönemde, yöneticilere sağlanan bu ayrıcalıkların vicdani ve ahlaki olarak kabul edilebilir olmadığı açıktır. Tarım Kredi Kooperatifleri’nin asli görevi; çiftçiye uygun maliyetli girdi sağlamak, üretimi planlamak, piyasa dengesini gözetmek ve tüketicinin uygun fiyatla sağlıklı gıdaya ulaşmasını sağlamaktır. Ancak bugün gelinen noktada çiftçilerimizin krediye ve tarımsal girdilere erişimde ciddi zorluklar yaşadığı görülmektedir."
"Ortaya atılan iddialar kamu kaynaklarının etkin kullanılmadığını işaret etmektedir"
Bunun yanında, bağlı şirketlerde ortaya çıkan zararlar, yönetim zafiyetleri ve denetim eksiklikleri de kamuoyunda derin bir endişe yaratmaktadır. Stratejik öneme sahip iştiraklerin zarar ettiği, özkaynakların eridiği ve bazı yatırımların ekonomik rasyonalite yerine farklı saiklerle gerçekleştirildiği yönündeki iddialar mutlaka şeffaf biçimde araştırılmalıdır. Özellikle bazı şirketlerde stok yönetimi, satın alma süreçleri ve fason üretim ilişkileriyle ilgili ortaya atılan iddialar; kamu kaynaklarının etkin kullanılmadığına ve ciddi denetim zaafları bulunduğuna işaret etmektedir. Bu tür iddialar, yalnızca kurumsal değil aynı zamanda hukuki sorumluluk doğurabilecek niteliktedir. Diğer yandan, Tarım Kredi’ye bağlı şirketler aracılığıyla yapılan ticari işlemlerde, piyasa koşullarına aykırı fiyatlandırmalar ve kamu zararına yol açabilecek uygulamalar olduğu yönündeki iddialar da son derece ciddidir. Bu iddialar doğruysa, bu durum çiftçimizin sermayesinin bilinçli şekilde zarara uğratılması anlamına gelir. Buradan açıkça ifade etmek isterim ki; çiftçimizin alın teri üzerinden hiç kimse kişisel menfaat sağlayamaz. Kamu gücü ve kamuya ait kaynaklar, belirli kişi ya da grupların değil, milletin tamamının yararına kullanılmak zorundadır."
"Kamu zararına yol açan hiçbir işlem cezasız kalmamalıdır"
Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler; Tarım Kredi Kooperatifleri ve tüm iştiraklerinin bağımsız denetime açılmasını, Tüm mali tabloların şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmasını, Yönetim kadrolarında liyakat esasının yeniden tesis edilmesini, Çiftçimizin sermayesinin amacı dışında kullanılmasının önüne geçilmesini, İddialarla ilgili gerekli idari ve adli soruşturmların ivedilikle başlatılmasını talep ediyoruz. Ayrıca, bu süreçte sorumluluğu bulunan herkesin, görev ve unvanı ne olursa olsun hesap vermesi gerektiğini vurguluyoruz. Hukukun üstünlüğü ilkesi gereği, kamu zararına yol açan hiçbir işlem cezasız kalmamalıdır. Unutulmamalıdır ki; Tarım Kredi Kooperatifleri, bir avuç yöneticinin değil, milyonlarca çiftçinin kurumudur. Bu kurumun asli sahibinin çiftçiler olduğu gerçeği hiçbir zaman göz ardı edilemez. Çiftçimizin emeğini, alın terini ve geleceğini korumak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bizler bu sorumluluğun bilinciyle sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz."