CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu Başkanı Gamze Şengel Taşcıer, mevcut asgari ücret toplantılarında emek confederasyonlarının katılımı olmadan alınan kararların meşruiyetinin sorgulanması gerektiğine işaret etti. Emek örgütleri

CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu Başkanı ve Ankara Milletvekili Gamze Şengel Taşcıer, "Bugün gerçekleştirilen ikinci Asgari Ücret Tespit Toplantısı’nda işçi konfederasyonu fiilen masada yer almamaktadır. Emekçilerin örgütlü temsilinin bulunmadığı bir ortamda bu kavramların kullanılmasının kamuoyunda yanıltıcı bir algı yarattığı açıktır. Emeğin örgütlü temsilinin olmadığı bir masada alınan kararların toplumsal meşruiyet üretmesi mümkün değildir. İstihdamı koruma gerekçesiyle ücretlerin baskı altında tutmaya çalışan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı suçüstü yakalanmasına rağmen uzun süredir emekçiyi yoksulluğa mahkûm etmekten başka hiçbir sonuç üretmeyen bu politika tercihinde ısrar etmektedir" dedi.
Şengel Taşcıer, Asgari Ücret Tespit Toplantısı’nın ikinci gününe ilişkin yazılı açıklama yaparak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ı iki gündür hayretle dinlediğini belirtti. Meselenin, asgari ücretin kaç lira olacağıyla sınırlı olmadığını, emeğin hangi siyasal ve ekonomik rejim altında yaşamını sürdürdüğünü vurguladı. Bakan Işıkhan’ın sıklıkla dile getirdiği "sosyal diyalog" ve "ortak nokta" kavramlarının, tarafların görüşlerinin karar alma süreçlerine yansıdığı koşullarda anlam kazanacağını ifade etti.
Bakanın açıklamalarının, asgari ücret sürecinin fiili işleyişiyle uyuşmadığını belirten Taşcıer, "Ortak nokta" söyleminin, tarafların eşit ve etkin şekilde temsil edilmediği bir müzakere ortamında anlamını yitirdiğini kaydetti. Ayrıca, "makroekonomik dengeler" vurgusunun, emeğin geçim koşullarını ikincil hale getirdiğini ve ücretleri enflasyonun nedeni olarak gösterdiğini dile getirdi. Bu yaklaşımın, hayat pahalılığı, gelir kaybı ve güvencesizlik gibi sorunları artırdığını belirtti.
Öte yandan, "sosyal diyalog" kavramının, tarafların görüşlerinin karar alma süreçlerine yansıdığı koşullarda anlam kazacağını vurgulayan Taşcıer, "Enflasyona karşı koruma" söyleminin, çalışanların gerçekleriyle uyuşmadığını dile getirdi. Emekçilerin, alım gücündeki kayıplarını sürekli deneyimlediğine dikkat çekti. Bakanın enflasyonu düşürmesiyle birlikte, emekçilerdeki stresin arttığını ifade etti. Yapılan toplantıya işçi konfederasyonunun fiilen katılmadığını ve bu nedenle alınan kararların meşruiyetinin sorgulandığını belirtti. Emek örgütlerinin temsil edilmediği ortamda alınan kararların, kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğu ve bu süreçlerin ciddi bir temsil ve demokrasi sorunu haline geldiğini vurguladı. Bakanın, masada yer almayan işçi tarafını ziyaret ederek sürecin eksik temsilini gizlemeye çalıştığını ve Türk-İş ile Hak-İş ziyaretlerinin bu amaca hizmet ettiğini ifade etti. Taşcıer, bu yaklaşımın emekçiler açısından herhangi bir kazanım sağlamayacağını sözlerine ekledi.