SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Ekonomi/Güvenilir kurumdan altın fiyatlarının düşüşüne ilişkin özel açıklama

Güvenilir kurumdan altın fiyatlarının düşüşüne ilişkin özel açıklama

Türkiye'de altın yatırımcılarını ilgilendiren gelişmeler ışığında, uzmanlar 2026 yılında altının fiyatlarının artabileceğine işaret ediyor. JPMorgan'ın raporunda merkez bankalarının alımları ve küresel talep vurgulandı.

Güvenilir kurumdan altın fiyatlarının düşüşüne ilişkin özel açıklama
Reklam yükleniyor...

Altın fiyatları 5 bin TL'ye düşecek mi? Güvenilir kurumdan özel açıklama

Küresel piyasalarda güvenli liman arayışları devam ederken altın fiyatlarına ilişkin “artık düşüş zamanı” yorumlarına JPMorgan Chase tarafından dikkat çeken bir değerlendirme gerçekleştirildi. Bankanın 18 Şubat 2026 tarihli raporunda, altındaki yükseliş trendinin sona erdiği görüşleri başlangıçta makul görülebilir olsa da verilerle uyumlu olmadığı vurgulandı. Banka analistlerine göre 2026 yılı, altın piyasasında yeni rekorların görülebileceği bir dönem olabilir.

Altının artık sadece yatırım aracı olmadığı ifadeleri

JPMorgan stratejistleri Kriti Gupta ve Justin Biemann tarafından hazırlanan analizde, altının artık yalnızca bir yatırım aracı olmadığı; küresel rezerv sisteminin temel yapı taşlarından biri haline geldiği belirtildi. Son beş yılda yatırımcısına yüzde 170’in üzerinde getiri sağlayan altının, jeopolitik riskler ve küresel belirsizlikler nedeniyle güçlü konumunu koruduğu ifade edildi. Raporda, fiyatları aşağı çekeceği savunulan tezlerin mevcut talep dinamikleri karşısında zayıf kaldığına dikkat çekildi.

Merkez bankalarının güçlendirdiği altın

Analize göre altın fiyatlarındaki yükselişin temel itici gücü bireysel yatırımcılar değil, merkez bankalarıdır. 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında net altın alımlarının iki katına çıktığı hatırlatıldı. 2025 yılı itibarıyla gelişmekte olan ülkelerde altının toplam rezervler içindeki payı yüzde 19 seviyesine ulaşırken, gelişmiş ekonomilerde bu oran yüzde 47’ye yükseldi. Bu tablo, altının rezerv para sistemindeki stratejik rolünün güçlendiğini gösteriyor.

Çin’in rezerv yapısındaki önemi

Raporda özellikle Çin’in rezerv yapısına vurgu yapıldı. Çin’in mevcut rezervlerinde altının payı yüzde 8,6 seviyesinde bulunuyor. JPMorgan’a göre mevcut eğilim devam ederse Çin’in yüksek hacimli ve ilave alımlar yapma ihtimali oldukça yüksek. Bu durumda küresel arz-talep dengesinde altın lehine yeni bir baskı oluşabileceği düşünülüyor.

2026 yılına ilişkin beklentiler

JPMorgan Global Research, 2026 yılına dair beklentilerini de paylaştı. Buna göre merkez bankalarının yıl boyunca her çeyrekte ortalama 585 ton altın alımı gerçekleştirmesi bekleniyor. Bu talebin, piyasada arzı sınırlı olan altın fiyatlarını yukarı yönlü etkileyebilecek kritik bir seviyeye ulaştığı ifade ediliyor.

Bireysel ve ETF talebi

Raporda, bireysel yatırımcı ilgisinin devam ettiği, ancak borsa yatırım fonlarının (ETF) 2020’de görülen 110 milyon ons seviyesindeki zirve seviyeye ulaşmadığı belirtildi. Mevcut ETF varlıklarının yaklaşık 100 milyon ons seviyesinde olduğu vurgulanırken, ETF büyüklüğünün küresel merkez bankası rezervlerinin sadece yüzde 8’i seviyesinde olduğu ve fiyatların yönünün büyük ölçüde kurumsal alımlarla belirlendiği ifade edildi. JPMorgan, altın fiyatlarında kalıcı bir düşüşü tetikleyecek güçlü bir kırılmanın henüz görülmediğini, artan merkez bankası talebi ve büyük ekonomilerin rezerv stratejileriyle 2026’da yeni zirvelerin test edilebileceğini aktarıyor. Banka, “altın düşecek” görüşünü erken ve eksik bir değerlendirme olarak görüyor. Piyasalarda odak noktası ise merkez bankalarının alım eğilimi olacak.

Etiketler:

altinfinansekonomipiyasamerkez-bankasi
Reklam yükleniyor...