Güneydoğu iş dünyasından süreç açıklaması: silah ve şiddetin ortadan kalkması için gayret çağrısı Haber: Ahmet ÜN – Kamera: Mehmet Mucahit CEYLAN (DİYARBAKIR) - Güneydoğu Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Şahisma…

Haber: Ahmet ÜN – Kamera: Mehmet Mucahit CEYLAN
(DİYARBAKIR) - Güneydoğu Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Şahismail Bedirhanoğlu, bölge iş dünyası olarak sürece destek olduklarını dile getirerek, “Geldiğimiz bu nokta hepimizin çok daha sorumlu ve yapıcı davranmasını zorunlu kılıyor. Silahın ve şiddetin gündemimizden tamamen çıkması için hep birlikte, yoğun bir gayret sarf etmemiz gerekiyor. Kat ettiğimiz bu kıymetli mesafenin ötesine geçmek, ancak hukukla mümkün olabilir” dedi.
Güneydoğu Sanayici ve İş İnsanları Derneği (GÜNGİAD) yöneticileri Diyarbakır’daki Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenledikleri basın toplantısında sürece ilişkin beklenti ve taleplerini dile getirdi.
GÜNGİAD Başkanı Şahismail Bedirhanoğlu, yaptığı açıklamada, sürecin başlamasından bu yana önemli gelişmelere tanıklık ettiklerini söyledi.
Türkiye’de 1 Ekim 2024 tarihinden itibaren çok önemli bir sürecin yaşandığına dikkati çeken Bedirhanoğlu, “MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin DEM Parti'li yetkilerle tokalaşması ile başlayan ve ardından son derece olumlu mesajlarla ilerleyen yeni çözüm sürecinde 15 ayda birçok tarihi dönüm noktası gerçekleşti. Hatırlatmak gerekirse, Abdullah Öcalan’ın çağrısı üzerine örgüt kendini feshettiğini ve silahları bıraktığını ilan etti. Örgüt, Türkiye sınırları içindeki silahlı unsurlarını sınır dışına çıkardı. Ayrıca, örgüt sınır bölgelerinden de çekildiğini açıkladı” dedi.
“Çok şükür, sürecin başlamasından sonra bir çatışma haberi alınmıyor”
TBMM’de kurulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”na değinen Bedirhanoğlu, “Toplumun farklı kesimlerinden birçok kurum ve kişi davet edilip dinlendi. Bizler de bu kapsamda komisyonda görüşlerimizi ifade etme fırsatı bulduk. Üç komisyon üyesinden oluşan bir heyet, İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüştü. Komisyon üyeleri, sürece dair raporlar hazırladı ve bunları hem Meclis Başkanlığı’na hem de kamuoyuna sundular. Bu adımlar tarihi önem taşımaktadır. Sürecin başlamasından bu yana bir çatışma haberi alınmadı ve insanların yaşamlarını kaybetmesine tanıklık edilmedi” ifadelerini kullandı.
“Hukuksal düzenleme, sürece olan inancı pekiştirir ve toplumsal desteği artırır”
Herkesin daha sorumlu ve yapıcı davranmasının zorunlu olduğunu söyleyen Bedirhanoğlu, “Silahın ve şiddetin gündemimizden tamamen çıkması için hep birlikte, yoğun bir gayret sarf etmemiz gerekiyor. Bu mesafenin ötesine geçmek, ancak hukukla mümkün olur. Hukuk, toplumsal barışa hizmet etmelidir. Hem çatışmayı yaratan sebepleri giderip hem de toplumsal taleplere demokratik cevaplar üretmelidir. Güneydoğu Sanayici ve İş İnsanları Derneği olarak, silahları tamamen devre dışı bırakacak yasal düzenlemenin gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ayrıca, farklı toplumsal kesimlerin taleplerini dikkate alan hukuk ve demokratikleşme reformlarına da önem veriyoruz. Meclis’teki siyasi partiler başta olmak üzere, huzur ve istikrarı isteyen herkes böyle bir hukuk seferberliğine katkıda bulunmaya davetlidir. Bu düzenlemenin inancı pekiştireceği, toplumsal desteği artıracağı ve güçlendireceği açıktır” diye konuştu.
İş camiasının taleplerini sıralayan Bedirhanoğlu, şunları kaydetti: “Bölge yatırımcılarının finansmana erişimini kolaylaştırmak, maliyetleri düşük tutmak. GAP projesinin hızlandırılarak tamamlanması. Hava ulaşımını kolaylaştıracak uçak seferlerinin artırılması. Kara yolu ve tren yolu altyapısının hızlandırılması. Emek yoğun sektörlerde, özellikle tekstilde, artan girdi maliyetlerinin yol açtığı krizlerin önünü açacak destek ve muafiyetler sağlanması.”
“Çözüm süreçlerinin inşa süreci olduğunu unutmamalıyız”
Bedirhanoğlu, çözüm süreçlerinde uygun dil ve üslubun kullanılmasının önemini vurgulayarak, “Barış ve uzlaşmaya hizmet edecek bir dil kullanılmalıdır. Derdi çözüm olanlar, sözlerine dikkat etmelidir. Her söz dikkatle seçilmeli ve etkileri hesap edilmelidir. Hassasiyetle davranılmalı, kimlik ve aidiyetleri rahatsız edecek söylem ve davranışlardan uzak durulmalı. Kışkırtmalara karşı uyanık olunmalı ve olumsuz tutumlardan kaçınılmalıdır. Ayrıca, Leyla Zana’ya dönük nefret dili ve üslubu asla kabul edilmemekte ve bu tarz yaklaşımların çözüm sürecini olumsuz etkileyeceği belirtilmektedir. Ülkemizin fırsatını iyi değerlendirmesi ve kalıcı istikrar için Güneydoğu Sanayici ve İş İnsanları Derneği olarak, sürece verdiği destek devam edecektir. Herkesin başaracağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Uyuşturucu, fuhuş ve çeteleşmeyle mücadele”
Son dönemde artan uyuşturucu, fuhuş ve çeteleşme olaylarına ilişkin kaygılarını paylaşan Bedirhanoğlu, “Güvenliğimizi, huzuru ve istikrarımızı bozabilecek çete faaliyetleri, uyuşturucu kullanımı ve toplumun ahlaki değerlerini erozyona uğratabilecek fuhuş olayları konusunda yetkililere ve kamuoyuna çağrıda bulunuyoruz. Toplumsal bir mutabakat sağlanmalı, bu mücadele sürekli gündemde tutulmalı ve tüm kesimler bu konuda ortak hareket etmelidir. Siyaset kurumları ve sivil toplum örgütleri de desteğin sağlanmasıyla bu olumsuzluklara karşı etkili mücadele edilmelidir. Toplumsal duyarlılık ve farkındalık artırılmalı, bu olaylara karşı yürütülecek mücadele bir kampanya ruhu ile sürdürülebilmelidir. Tüm sorumlular, etkin bir mücadeleye katılmalıdır” şeklinde konuştu.