DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, İran-İsrail ve ABD savaşlarının ekonomik etkilerini değerlendirdi. Hükümete acil enerji ve tedarik güvenliği planı çağrısında bulundu.

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, ABD-İsrail ile İran arasında devam eden savaşın ekonomik etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Şahin, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a Hürmüz Boğazı'nı açması yönünde ültimatom verdiğini, İran'ın ise olası bir saldırı halinde boğazı kapatıp enerji altyapılarını hedef alacağı tehdidinde bulunduğunu hatırlattı. Krizin askeri boyutunun ötesine geçtiğini belirtti.
Hürmüz Boğazı'nın küresel enerji arzı açısından kritik bir konumda olduğunu vurgulayan Şahin, bu güzergâh üzerinden günlük yaklaşık 15 milyon varil ham petrol taşındığını ve bunun küresel ticaretin yüzde 34'üne karşılık geldiğini söyledi. Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri kaynaklı LNG akışının büyük bölümünün de bu güzergâhı kullandığını belirtti.
Boğazın kapanması halinde fiyat artışları ve tedarik şoklarının yaşanacağını ifade eden Şahin, Brent petrol fiyatlarındaki yükselişin maliyetleri artırdığını ve piyasalarda tedirginliğe neden olduğunu dile getirdi.
Türkiye açısından riskleri de dikkat çeken Şahin, enerji maliyetlerindeki artışın akaryakıt, elektrik ve doğalgaz fiyatlarına yansıyarak enflasyonu artırabileceğini ve tarım ile sanayi üretimini olumsuz etkileyebileceğini, enerji ithalat faturasıyla cari açık ve kur baskısının da artabileceğini belirtti.
Yapısal sorunların, dış gelişmeler kadar iç yönetim seviyesinde de riskler oluşturduğunu anlatan Şahin, kurumsal bağımsızlığın zedelenmesi, öngörülebilirliğin kaybolması ve ekonomi yönetiminde güven duygusunun etkilenmesini vurguladı. Aynı küresel şartlar altında bazı ülkelerin krizleri daha hafif atlatabildiğini, ancak Türkiye'nin daha sert sıçramalarının, içerideki yanlış yönetimden kaynaklandığını söyledi.
Hükümete yönelik çağrısında Šahin, sınır ve hava sahası güvenliğinin sağlanması ile çatışmadan uzak durulması gerektiğine değindi. Ayrıca ekonomi yönetimine “Enerji ve Tedarik Güvenliği Acil Eylem Planı” hazırlanması çağrısında bulundu. Bu kapsamda enerji fiyatlarındaki geçici vergi hafifletmeleri, tarımsal destekler, kamu ön alım kapasitesinin kullanılması ve stratejik stokların güçlendirilmesi önerilerini sıraladı. Şahin, kriz dönemlerinde arzı korumak, üretimi desteklemek ve vatandaşın maliyetlerini hafifletmeye odaklanmak gerektiğini vurguladı.
Şahin, sözlerini, “Türkiye’nin ihtiyacı, günü kurtarmaya dönük geçici refleksler değildir. Güçlü kurumlara, şeffaf yönetime, liyakate dayalı karar alma süreçlerine ve rasyonel ekonomi politikalarına dayanan tutarlı bir kriz yönetimidir. Dış gelişmeler öne sürülerek içerideki yönetim zaafları gizlenemez. Milletin sofrasındaki yangın söndürülmelidir. En doğru tutum; diplomasiyi güçlendiren, ekonomiyi koruyan ve vatandaşın güvenliğini ön planda tutan bir yaklaşımdır,” diyerek tamamladı.