İHD Tunceli Şubesi, cezaevlerinde bulunan toplam 1412 hasta mahpusun tahliyesi gerektiğini belirterek, ağır hasta ve yaşlılar başta olmak üzere tüm mahpusların serbest bırakılması talebini dile getirdi.

Haber: Caner AKTAN
(TUNCELİ) - İnsan Hakları Derneği (İHD) Tunceli Şubesi Eş Başkanı Nurşat Yeşil, cezaevlerinde en az 161’i kadın, bin 251’i erkek olmak üzere toplam bin 412 hasta tutuklu ve hükümlü bulunduğunu açıkladı. Yeşil, ağır hasta, engelli ve ileri yaşta olanlar başta olmak üzere tüm hasta mahpusların tahliye edilmesi gerektiğini vurguladı.
İHD Tunceli Şubesi, 19 Aralık 2000 tarihinde gerçekleşen "Hayata Dönüş Operasyonu"nun yıl dönümünde açıklama yaptı. Yeşil, 20 cezaevinde eş zamanlı başlatılan ve üç gün süren operasyonlarda 30 mahpus ve 2 kamu görevlisinin yaşamını yitirdiğini hatırlattı.
Nurşat Yeşil, operasyonları protesto eden 2 bin 145 yurttaşın gözaltına alındığını, 58 kişinin tutuklandığını, sağ kalan mahpuslara ağır işkence ve tecrit uygulamalarının gösterildiğini ve çok sayıda dava açıldığını belirtti. Ayrıca, 17 Kasım 2025 tarihinde Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada dava zamanaşımı nedeniyle sanıklar hakkında karar verildi. Yeşil, bu kararın kabul edilmediğini ve sorumluların cezalandırılması için mücadele süreceğini ifade etti.
Hapishanelerdeki hasta mahkumların durumuna da değinen Yeşil, "Ağır hasta, engelli ve ileri yaşta olmalarına rağmen tahliye edilmeyen mahpusların yaşam hakkı ihlal edilmektedir. Adli Tıp Kurumu tarafından verilen 'cezaevinde kalabilir' raporları tahliyeleri engellemektedir ve ölümlere neden olmaktadır. Türkiye hapishanelerinde en az 161’i kadın, 1251’i erkek olmak üzere toplam 1412 hasta mahpus bulunmaktadır" dedi.
Yeşil, taleplerini şöyle sıraladı: "Katliamdan sorumlu tüm faillerin yargılanması, ağır tecrit ve izolasyon uygulamalarına son verilmesi, F Tipi, Yüksek Güvenlikli, S Tipi ve Y Tipi hapishanelerin kapatılması, mahpusların tahliyelerini engelleyen İfade ve Gözlem Kurullarının kaldırılması, işkence ve kötü muamele iddialarının İstanbul Protokolü’ne uygun şekilde bağımsız ve etkili biçimde soruşturulması, yeterli beslenme, hijyen, kültürel ve sosyal hakların sağlanması ile avukat ve aile görüşme haklarının engellenmemesi ve tüm hasta mahpusların, özellikle ağır hasta, engelli ve ileri yaşta olanların tahliye edilmesi".