Türkiye ekonomisinin üçüncü çeyrekte yüzde 3,7 büyümesine en büyük katkıyı inşaat sektörü sağladı. Konut üretimi ve altyapı yatırımlarının ivmesi büyümeyi destekledi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye ekonomisi, yılın üçüncü çeyreğinde 2024'ün aynı dönemine göre yüzde 3,7 büyüme gösterdi. Böylece Türkiye ekonomisi, büyüme trendini 21 çeyreğe taşımış oldu.
Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH), geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla yüzde 41,6 artarak, 17 trilyon 424 milyar 718 milyon liraya çıktı. GSYH'nin üçüncü çeyrek değeri, cari fiyatlarla 432 milyar 880 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Üçüncü çeyrekte GSYH'yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde, geçen yılın aynı dönemine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak inşaat sektörünün toplam katma değeri yüzde 13,9 artış gösterdi. Böylece temmuz-eylül döneminde en yüksek büyümenin inşaatta olduğu görüldü. İnşaatı yüzde 10,8 ile finans ve sigorta faaliyetleri, yüzde 10,1 ile bilgi ve iletişim faaliyetleri izledi.
Sektör temsilcileri, verilerin inşaat sektöründeki artan ivmeyi bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, konut üretimi, kentsel dönüşüm ve altyapı yatırımlarındaki hareketlenmenin ülke ekonomisine de önemli katkı sağladığını bildirdi.
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, inşaat sektörünün önceki iki çeyrekte olduğu gibi temmuz-eylül döneminde de ülke ekonomisine en büyük katkı sağladığını belirterek, sektörün pozitif büyümesini üst üste 12 çeyreğe taşıdığını söyledi.
Eren, "İnşaat sektörünün gösterdiği büyüme performansı, hem deprem bölgesinin yeniden imarının hızlanması hem de sanayi, enerji ve ulaştırma alanlarında artan yatırımların güçlü bir göstergesidir. Sektörümüz, Türkiye ekonomisine iş gücü, yatırım ve katma değer açısından katkı vermeye devam ediyor." şeklinde konuştu.
Sektördeki büyümenin, inşaat üretim endeksi, yapı izin istatistikleri, konut satışları, inşaat maliyet endeksi ve ciro endeksleri gibi öncü göstergelerle de desteklendiğini anlatan Eren, "Güçlü ve geniş tabanlı üretim artışına işaret eden bu göstergeler, inşaat faaliyetlerinin büyümesine işaret etmektedir. Bu durum, deprem bölgesinde hızla devam eden yeniden inşa faaliyetleri ve altyapı projeleriyle desteklenmektedir. Konut satışları ise yıllık bazda yatay seyretmekte olup, büyümenin temel kaynağını üretim ve yatırımlar oluşturmaktadır." ifadelerini kullandı.
Erdal Eren, inşaat sektörünün ekonomideki öncülüğünü sürdürdüğünü belirterek, jeopolitik riskler, maliyetler ve küresel finansal sıkılaşmanın sektörde temkinli bir duruşa yol açtığını söyledi. Bu koşullarda, "temkinli iyimserlik" yaklaşımını benimsemek daha doğru olacağını vurguladı.
Eren, "Kamu projelerine dayalı üretim, özel yatırımların hızında yaşanan yavaşlama ve kredi koşullarının sınırlayıcı etkisi, büyüme ivmesini uzun vadede sürdürebilmek adına belirsizlikler oluşturabilir. Bu nedenle, finansman koşullarının istikrarlı olması, kamu projelerinin devamı ve konut dışı yatırımların desteklenmesi büyük önem taşımaktadır." şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
İnşaat sektörünün üçüncü çeyrekte yüzde 13,9'luk büyümeyle Türkiye ekonomisinin yüklenici gücü olduğunu tekrar gösterdiğini belirten Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkanı Hakan Şişik, sektörün büyümesine ilişkin görüşlerini paylaştı.
Şişik, "Sanayi ve üretimin rekor kırması, sağlıklı ekonomilerin temel unsurlarındandır. Yaşanan depremler ve sonrasında yapılan çalışmalar göz önüne alındığında, büyümenin inşaat sektöründen gelmesi oldukça doğaldır. Kentsel dönüşüm ve altyapı projeleri, büyümenin ana unsurlarındandır. 2026 yılında devam edecek büyük projelerle büyümenin sürdürülebilir olacağı öngörülmektedir." dedi.
Vatandaşların alım gücünün artırılması ve konut satışlarının hızlandırılması gerektiğine vurgu yapan Şişik, konut kredilerinin indirilmesi çağrısında bulundu.
Gayrimenkul ve İnşaat Platformu Başkanı Mustafa Ekiz, sektörün büyümesine güçlü katkılarının, inşaatın yeniden ekonomik lokomotif olup yükseldiğini gösterdiğini söyledi. Ekiz, "İnşaatın, tüketim, yatırım ve istihdama önemli katkıları vardır. Konut, altyapı, kentsel dönüşüm ve kamu ve özel sektör yatırımları açısından ciddi bir canlılık gözlenmektedir. Talep artışı ve devlet-özel ortaklıkları ile yabancı yatırımın geri dönüşü bu dönemi desteklemektedir." diye konuştu.
Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profesyonelleri Derneği (GAPAS) Başkanı Mustafa Kemal Şahin ise, inşaatın büyümeye en büyük katkıyı sağlamasının, Türkiye'nin yeniden yapılanma ve dönüşüm sürecinin göstergesi olduğunu belirtti. "Bu büyüme, inşaatın alt sektörleriyle 250'den fazla sektörü tetikledikçe, güven ve yatırım eğilimini güçlendirmektedir. Deprem sonrası hızlanan inşa faaliyetleri ve kentsel dönüşüm ile artan gayrimenkul yatırımları, sektörün büyümesini önemli ölçüde desteklemektedir." dedi.
Şahin, arz eksikliğinin giderilmesi ve üretimin planlı, talep odaklı ve finansman uyumlu olmasının barınma ve fiyat istikrarı için kritik olduğunu vurgulayarak, "Konut ve ticari gayrimenkul dengeli büyümeli, uzun vadeli sürdürülebilirliği desteklemelidir. Cost yönetimi, finansman erişimi ve bölgesel analizler önemli. 2025-2030 döneminde gayrimenkulde bölgesel çekim merkezi olma potansiyeli, planlı gelişim ve doğru proje yönetimi ile gerçekleşecektir." şeklinde açıklamalar yaptı.