İran’da ekonomik sorunlar ve protestolar sürerken hükümet, yeni bütçe tasarısı ve nakit destek reformlarıyla çözüm arıyor. Pezeşkiyan’ın planlarının sosyoekonomik etkileri sorgulanıyor.

İran’da hükümet, devam eden protesto dalgasının nedenleri arasında gösterilen ekonomik koşullara çözüm bulmak amacıyla çalışıyor. Reformist Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın 21 Mart’ta başlayacak olan 1405 İran mali yılına ilişkin bütçe tasarısı ve nakit yardım reformlarının, sosyal gerilimi hafifletip getirmede etkili olup olmayacağı merak ediliyor.
İran’daki ekonomik tıkanıklık nedeniyle yaşanan protestolar sürerken, hanehalklarına nakit destek sağlama gibi önlemler gündeme geldi. Protestolar başlamadan önce, 23 Aralık’ta parlamentoya sunulan bütçe tasarısında yer alan bu önlemler, 31 eyalette 27’ye ulaşan protestolarla daha önemli hale geldi.
Pezeşkiyan hükümetinin bütçe tasarısına göre, 21 Mart’ta başlayacak olan 1405 mali yılında Tahran, gizli sübvansiyonların kısmen nakite çevrilmesi ve kaynakların düşük gelirli kesimlere doğrudan aktarılmasına hazırlanıyor. Bu adımın ciddi enflasyonist etkiler yaratması beklenirken, reformların uygulanabilirliği ve şeffaflık konusunda endişeler bulunuyor.
Nakit yardım ve vergi politikalarında reformlar öngörülüyor. Nominal büyüme yüzde 2 olarak tahmin edilirken, yüksek enflasyon nedeniyle reel büyümenin yüzde 38 oranında azalması bekleniyor. Gelir vergisi sistemi daha artan oranlı hale getiriliyor. Aylık geliri 400 milyon riyal altında olanlardan vergi alınmaması planlanırken, yüksek gelirli kesimler ise yüzde 30’luk azami vergi oranıyla vergilendirilecek. Katma değer vergisinin yüzde 10’dan yüzde 12’ye çıkarılması düşünülüyor. Temel ihtiyaç maddeleri KDV kapsamından çıkarılırken, gizli sübvansiyonların kaldırılmasıyla kaynaklar düşük gelirlilere yönelik yüksek nakit yardımlarına ayrılacak.
10 milyar doların üzerindeki gizli sübvansiyonların kaldırılması planlanırken, bu kaynaklar düşük gelirli haneleri desteklemek amacıyla nakit yardımlar veya kredi bazlı gıda kuponlarıyla dağıtılacak. Üst gelir gruplarına yapılan desteklerin ise sona erdirildiği veya kesildiği belirtiliyor.
Hükümetin öngördüğü yüzde 20 ila 40 arasındaki maaş artışları, enflasyonun yüzde 70 üzerinde olduğu ortamda yeterli olmuyor. Medyada, reformların enflasyon üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği ve kurumsal denetim olmadan yeni yolsuzluk alanları açabileceği dile getiriliyor.
Bütçede dini ve kültürel kurumlara ayrılan kaynaklar performansa dayalı hale getiriliyor. Altyapı yatırımlarında yüzde 130 artış öngörülüyor, özellikle ulaşım ve demiryolu projelerine petrol gelirlerinden pay ayrılması planlanıyor. Petrol ihracatı günlük 1,77 milyon varil ve varil başına 55 dolar üzerinden hesaplanıyor. Bu hedeflerin gerçekleşmesi, uluslararası yaptırımlar ve küresel enerji piyasası gelişmelerine bağlı olacak.