İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın açıkladığı kadın dostu kent hedefiyle 2025 yılında pek çok stratejik adım atıldı. Kadınların güçlenmesine ve kentte eşit katılıma odaklanan projeler geliştirilmiştir.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın kadın dostu kent vizyonuyla şekillenen 2025 yılı, İzmirli kadınlar için bir dönüm noktası oldu. Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü, sadece kriz dönemlerinde değil, yaşamın bütün alanlarında kadınları güçlendiren ve sosyal-ekonomik hayata entegre eden stratejik hamleler gerçekleştirdi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü, 2025 yılını kadınların yalnızca hizmet alan değil, aynı zamanda kenti değiştiren özne oldukları bir yıl olarak kayıtlara geçirdi. Mahalle bostanlarından sığınma evlerine, istihdamdan sanata, şiddetle mücadeleden uluslararası dayanışmaya kadar çeşitli alanlarda kadınların sesi yükseldi.
2025 yılında, özellikle şiddetle mücadelede farkındalık çalışmaları öne çıktı. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde tüm kent turuncuya boyandı. Toplu taşımada boş bırakılan koltuklarla kadınların anıları anıldı. Güçlenme Durakları ve ilçelerdeki atölyelerle kadınlara hakları hatırlatıldı. “Eşit İzmir Eşit Dünya” konferansıyla dünyanın çeşitli ülkelerinden kadınlar İzmir’e bağlandı. Kadınlar gece saatlerinde duraklarda inme hakkına kavuştu, otobüsler “acil yardım hattı” duyuru panolarına dönüştü.
Şiddet mağduru kadınlara İzmir büyükşehir Belediyesi, sadece bir “çatı” değil, “yeni bir başlangıç” sunmaya çalıştı. İki ayrı sığınma evinde toplam 45 kadın ve 79 çocuk yıl boyunca ağırlandı. Psikolog, avukat ve öğretmen desteğiyle kadınlar güçlenirken, çocuklar eğitimden geri kalmadı.
Kadınların üretici olduğu projelerin başında gelen "Mahalle Bostanları"nda 254 kadın, atalık tohumlar ile üretim yaptı. Kadifekale, Buca ve Bornova bostanlarında gerçekleştirilen bu projede kadınlar hem ev ekonomilerine katkı sağladı hem de toprağın iyileştirici gücüyle sosyalleşti. TÜBİTAK tarafından desteklenen proje, kadın emeğinin bilimsel verilerle nasıl değerlendiğini gösterdi.
Kadın Dayanışma Merkezleri ve çeşitli kurslar yıl boyunca kadınların kendilerini ifade etme biçimlerini geliştiren alanlar oldu. Yaratıcı yazarlık, diksiyon, fotoğrafçılık ve sinema atölyeleriyle kadınlar yeni beceriler kazandı. Meslek Fabrikası’nın iş birliğiyle “hazır giyim” ve “çocuk gelişimi” kursları yapılırken, Almanca ve İngilizce kursları kadınları dünyaya bağladı. Bedensel sağlık için yoga, pilates ve doğa yürüyüşleri, sağlık eğitimi ve diş taramasıyla korunma hizmetleri sağlandı.
Toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmaları kapsamında “Eşit İzmir” projesi başlatıldı ve gönüllü başvurular yayımlandı. Kadın ve erkekler eşitlik mücadelesinin aktif katılımcıları oldular. "Kentsel Hizmetlerde Kadınların İhtiyaçları Anketi" ile hizmetlerin kadınların ihtiyaçlarına göre planlanması sağlandı. Kadınlar kentte ulaşım, park ve diğer detaylarda söz sahibi oldu.
Hizmetlerin kadınların gerçek ihtiyaçlarına göre planlanması amacıyla yürütülen çalışmalar ve anketler sonucunda, İzmir, kadınların özgürce sokaklarda yürüdüğü, tarla ve sahnelerde etkinlik yaptığı, yönetimde söz sahibi olduğu bir kent olma yolunda ilerliyor.