İzmir Barosu, Gana vatandaşı Michael Adufu'nun yaşamını yitirmesine ilişkin alınan takipsizlik kararına tepki gösterdi. Baro Başkanı olayların hukuk ve vicdanla bağdaşmadığını ifade etti.

İzmir Barosu, Gana vatandaşı Michael Adufu’nun gözaltı ve cezaevi sürecinin ardından yaşamını yitirmesine ilişkin yürütülen soruşturmada “kovuşturmaya yer olmadığı” kararına tepki gösterdi. Baro Başkanı Sefa Yılmaz, olayların “hukuk ve vicdanla bağdaşmadığını” ifade ederek, dosyayı sonuna kadar takip edeceklerini belirtti.
Baro, tahliye süreci ve mevcut durumu anlatmak amacıyla Tahir Elçi Konferans Salonu'nda düzenlenen basın toplantısında, olayla ilgili iddiaların ve suç duyurularının hatırlatıldığını belirtti.
Yılmaz, Adufu’nun 8 ay Geri Gönderme Merkezi’nde kaldıktan sonra serbest bırakıldığını ve 5-7 Mayıs 2025 tarihlerinde Alsancak Devlet Hastanesi acil servisine başvurduğunu, sonra da “mala zarar verme” suçlamasıyla gözaltına alınarak Kantar Polis Merkezi’ne götürüldüğünü anlattı. Bir gün sonra adliyeye sevk edilen Adufu’nun, avukatları tarafından durumunun belirlendiği ve kafasında çöp poşetine sarılı olduğu, hareket etmekte zorlandığı ve idrak yeteneğinin bulunmadığı tespitlerinin tutanaklara geçirildiği hatırlatıldı.
O dönemde tutuklanmasının sonrası, olayın kamuoyuna yansıması ve şikayetlere rağmen, görevlilerin tutumu ve tutanaklar hakkında bilgi verildi. Adufu’nun adliyedeki işlemlerinde de bu durumun tespit edildiği ve tutanak altına alındığı belirtildi. Gözaltı ve tutuklama prosedürleri sırasında sağlık durumu göz önünde bulundurulmadan işlem yapıldığı ifade edildi.
Adufu’nun cezaevine alınmadan önce İzmir Şehir Hastanesi’ne sevk edildiği ve burada da bilincinin kapalı olduğu belirlendiği aktarıldı. Sağlık durumu nedeniyle tahliye kararı çıkartıldığı ve 21 Mayıs 2025 tarihinde beyin ölümü gerçekleşen Adufu’nun 23 Mayıs’ta yaşamını yitirdiği bildirildi.
Yılmaz, karara ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı: “İnsanı ölüme götürecek seviyede tüberküloza karşı müdahale yerine, kolluk görevlileri tarafından şikayete gidilmesi ve buna rağmen ciddi sağlık sorunlarıyla bilinci kapanan kişinin ifadesinin alınması, tutanak tutulması hukuk ve vicdanla bağdaşmaz.”
“Bilinci kapalı, yürüyemez hale gelen ve idrarını tutamayan bu kişinin tutuklanması ve tutanak altına alınması skandal. Bu kararla, temel insan hakları ve yaşam hakkı ihlal edilmiştir. Hiçbir görevli hakkında işlem yapılmaması ve etkin bir soruşturma olmadığını görmek hukuka ve vicdana aykırıdır.”
Yılmaz, bu duruma karşı tüm yasal yolların kullanılacağını ve olayın takipçisi olacaklarını belirterek, bu kararın kabul edilemez olduğunu vurguladı. Baro, bu olayların tekrar yaşanmaması için mücadele edeceklerini dile getirdi.