Konya Barosu avukatlarından Merve Kahraman, kiralık konut ilanlarındaki ayrımcı ifadeleri ve hukuki sonuçlarını değerlendirdi. Maddelerin hukuka uygunluğu ve olası yaptırımlar üzerinde duruldu.

Kiralık konut ilanlarında son dönemde artan "bekara verilmez", "memur şartı" gibi kısıtlayıcı ifadeler yargıya taşınabilir. Konuyu değerlendiren Konyalı Avukat Merve Kahraman, "Mülkiyet hakkı, kimseye ayrımcılık yapma özgürlüğü tanımaz" dedi.
Denizli’nin Pamukkale ilçesinde 35 bin TL bedelle ilan edilen daire, kiracıdan istenen 16 maddelik katı kurallar listesiyle sosyal medyada büyük tepki topladı. İlanda yer alan maddeler, emlak sektöründe "bu kadarı da olmaz" dedirtirken, Konyalı Avukat Merve Kahraman ev sahiplerini hukuki yaptırımlar konusunda uyardı.
İlan metninde yer alan ve kamuoyunda büyük tartışma yaratan maddeleri değerlendiren Kahraman, ev sahibinin kiracının özel hayatına bu denli müdahale edemeyeceğini belirtti. İlanda yer alan resmi nikahlı aile şartı, en fazla bir çocuk sınırlaması, mutfak tezgahının kesinlikle ıslak bırakılmaması, evin 50 günde bir mülk sahibi tarafından denetlenmesi, eşya ayaklarına keçe takılması ve duvarla eşya arasında boşluk bırakılması gibi taleplerin hukuki bir geçerliliği olmadığını söyledi. Avukat Kahraman, "Ev sahibinin mülkiyet hakkı kiracının kişisel özgürlüğünün bittiği yerde durur. Özellikle 'mutfak tezgahının ıslak kalmaması' gibi bir şart, özel hayatın gizliliğine ve konut dokunulmazlığına aykırıdır. Ev sahibi, kiracının evdeki yaşam biçimine bu denli müdahil olamaz" dedi.
Ev sahibinin taşınmazı üzerinde tasarruf hakkı olduğunu ancak bu hakkın sınırsız olmadığını ifade eden Kahraman, "Anayasa uyarınca mülkiyet hakkı güvence altındadır ancak bu serbesti mutlak değildir. Ev sahibi kiminle sözleşme kuracağı konusunda serbest olsa da, ilan yoluyla belirli grupları dışlayıcı ifadeler kullanması hukuka aykırılık riski doğurur" ifadelerini kullandı.
İlan metinlerinin kamuya açık birer irade beyanı olduğunu vurgulayan Merve Kahraman, "Hukuken önemli olan ilan aşaması ile sözleşme aşamasını ayırmaktır. Bir ev sahibi, bireysel değerlendirme yaparak sözleşme kurmaktan kaçınabilir fakat bunu ilan yoluyla genelleyici bir ayrımcılığa dönüştüremez. Bu durum, kişilik haklarının ihlali olarak değerlendirilebilir" şeklinde konuştu.
Ayrımcılık yasağının özel hukuk ilişkilerinde de geçerli olduğunu hatırlatan Kahraman, şöyle devam etti: "Cinsiyet, medeni hal veya yaşam tarzı üzerinden peşinen eleme yapan ifadeler, Türk Medeni Kanunu kapsamında kişilik haklarına saldırı sayılabilir. Bu tür ilanların içeriğine göre manevi tazminat talebi, haksız fiil sorumluluğu ve ilan sitelerine erişim engeli getirilebilir."
Konut piyasasında yaşanan zorlukların hukuku çiğnemek için gerekçe olamayacağını belirten Kahraman, "Ev sahiplerimizin ilan hazırlarken tercih belirten ifadeler ile ayrımcılık yapmayı ayırt etmesi önemlidir. Doğru dil kullanmak, olası hukuki ihtilafların ve ağır tazminatların önüne geçecektir" sözleriyle açıklamasını tamamladı.