Buket Müftüoğlu, Türkiye’de karşılaşılan sorunların etnik değil, yönetim ve uygulama temelli olduğunu belirtti. Hukuk, adalet, gelir ve eğitim alanlarındaki sorunlara vurgu yaptı.

(ANKARA) - Kızılcagün Platformu Yürütme Kurulu Üyesi Buket Müftüoğlu, Türkiye’de yaşanan sorunların etnik değil, yönetim ve uygulama kaynaklı olduğunu belirtti. Adaletin eşit şekilde işlemediğine, hukukun tarafsız algılanmadığına, gelir dağılımının bozuk olduğuna, eğitim kalitesinin düştüğüne ve devletin denetlenebilirliğinin zayıfladığına değindi.
Müftüoğlu, TBMM’de kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ile son dönemde gündeme gelen anayasa tartışmalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Türkiye’nin ciddi bir dönemden geçtiğini ve bazı girişimlerin sadece günlük siyasi tartışmalara indirgenemeyeceğini ifade etti.
Türkiye Cumhuriyeti’nin etnik temelli değil, vatandaşların egemenlik düzenine dayalı olduğu vurgulandı. Anayasa’nın 66. maddesine göre, vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk sayılır. Devletin temelinde, etnik değil, vatandaşlık ve ulusal kimlik olduğunu belirtildi.
Mevcut sorunların etnik aidiyet değil, yönetim ve uygulama hatalarından kaynaklandığı ifade edildi. Vatandaşlık temelinde çözülebilecek meselelerin etnik aidiyet eksenine çekilmesinin, iç siyasetin ve bölgesel stratejilerin bir sonucu olduğu vurgulandı.
Türkiye’de anayasal düzenin tartışmaya açan ve mevcut hukuki yapıyı güçlendirmeyi hedefleyen kavramların, yeni ayrışma riskleri taşıdığı belirtildi. Türkiye’nin ihtiyacının güçlü bir hukuk devleti, adalet ve üretim olduğu ifade edildi.
Türkiye’nin kurucu felsefesine sahip çıkmanın önemli olduğu, Cumhuriyet’in temel ruhunun Kuvayımilliye olduğunu ve bu ruhun siyasal temsiliyetinin Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu kaydeden Müftüoğlu, bu anlayışın Türkiye’nin geleceğini güçlendireceğini söyledi.