Konya'da selçuklu ve karaman dönemlerine tanıklık eden Megaribe Mescidi, Abdülmümin Halife adlı ilim ve tasavvuf şahsiyetinin adını yaşatmaya devam ediyor.

Selçuklular döneminde inşa edilen ve yapım tarihi kesin olarak bilinmeyen Megaribe Mescidi, Anadolu'nun önemli tarihî yapıları arasında yer almaktadır. Mescit, Anadolu Selçuklu Sultanı III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde, 674/1275 yılında, Mahmut bin Emirülhac tarafından tekrar inşa edilmiştir. Bu yapının yanında hankâh, mektep ve darülfukaha içeren bir külliye oluşturulmuştur ve bölge önemli bir ilim ve irfan merkezi olmuştur.
Külliye, Karamanoğulları döneminde de faaliyette bulunmuştur. Bu dönemde, külliyede görev yapan Kadirî şeyhleri arasında Abdülmümin Halife de yer almıştır. Güzel sesiyle tanınan ve ney üfleyen Halife, dönemin kaynaklarında "Şeyhü’l-kâmil, âlimü’l-fâzıl, nâsihü’l mülûk ve’s-selâtin" unvanlarıyla anılmıştır. Ayrıca İnce Minare Medresesi'nde müderrislik yapmıştır ve yaşadığı dönemin en güçlü ilim otoritelerinden biri olarak kabul edilmiştir.
Karamanoğlu İbrahim Bey, Abdülmümin Halife’ye büyük saygı göstermiştir ve bu nedenle Konya’daki dervişleri divani yükümlülük ve vergilerden muaf tutan bir belge vermiştir. Osmanlı Sultanı II. Bayezid tarafından da bu ayrıcalık tanınmıştır.
Külliye, kuruluşundan itibaren zengin vakıflara sahip olmuştur ve Abdülmümin Halife, kendi imkanlarıyla önemli vakıflar sağlamıştır. Mescidin yanındaki tekkede uzun yıllar şeyhlik yapmış olan Halife’nin adıyla yapı günümüze Abdülmümin Halife Mescidi olarak anılmıştır. Zamanla külliyeye ait diğer yapılar yıkılarak kaybedilmiştir.
Aslen Konya doğumlu olan Abdülmümin Halife, 876/1472 yılı Şaban ayının 19’uncu gecesi vefat etmiştir. Kabristanda bulunan mezarı, Cumhuriyet döneminde kaldırılmış ve taşları Konya Müzesi’nde muhafaza edilmektedir.
Tarihî Megaribe Mescidi ve Abdülmümin Halife’nin mirası, Konya’nın ilim, tasavvuf ve kültür tarihine katkılarını sürdürmektedir.