Selçuk Üniversitesi'nde yaklaşık 8 yıldır yapılan araştırma, günlük 30 gram lif tüketiminin bağırsak sağlığını iyileştirdiğini, kolesterolü düşürdüğünü ve kilo kaybını desteklediğini ortaya koydu.

Selçuk Üniversitesi (SÜ) Tıp Fakültesi Biyokimya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Hümeyra Yerlikaya Aydemir ve ekibinin yaptığı araştırmayla, günde 30 gram lif tüketiminin bağırsak mikrobiyatasını (mikroorganizmalar topluluğu) düzenleyerek, kolesterolü düşürdüğü ve zayıflamaya yardımcı olduğu belirlendi.
Prof. Dr. Aydemir, yaklaşık 8 yıl süren çalışmada katılımcılara diyet yaptırmadan, günlük 30 gram lif tüketimi önerilerek bir ay sonunda bağırsakta oluşan değişikliklerle kolesterol seviyesinin düştüğünü ve kilo verildiğini açıkladı. Araştırma, bilimsel bir dergide yayımlandı ve Uluslararası Araştırma Hipotezi Mükemmellik Ödülü'ne aday gösterildi.
Çalışmanın temelini, mikrobiyom üzerinde çalışmalar yapan Amerikan Bağırsak Projesi'nin ilham kaynağı olduğunu belirten Prof. Dr. Aydemir, beş kişilik ekibiyle herhangi bir sağlık sorunu olmayan 18-65 yaş arasındaki katılımcılara diyet uygulamadan 1 ay süreyle 30 gram lif tüketmelerini tavsiye etti. Lifin, tam tahıllar, bakliyat, meyve ve sebze gibi doğal besinlerde bulunduğunu anlatan Aydemir, katılımcıların çalışmadan önce ve sonra alınan gaita ve kan örnekleri üzerinde analizler yaptıklarını söyledi.
Analizler sonucunda, lif alımından sonra bağırsaktaki inflamasyon belirteci ve bağırsak sağlığı ölçütü olan protein seviyeleri ile kan lipitleri ve kolesterol seviyelerinde anlamlı düşüşler gözlemlendi. Ayrıca, katılımcılar bir aylık kısa sürede diyet yapmaya gerek kalmadan kilo vererek, kolesterol seviyeleri de azaldı.
Lif tüketiminin önce bağırsak sağlığını, sonra metabolizmayı etkilediğine vurgu yapan Aydemir, günümüzde yetişkinlerin günlük ortalama 10-15 gram lif tükettiğini, bağırsak biyokimyasını düzenlemek için ise bu miktarın 30 gramın üzerine çıkması gerektiğini belirtti. Aydemir, günde 30 gram lif tüketmenin zor olmadığını ve atalarımızın beslenme alışkanlıklarında lif alımının 100 gram civarında olduğunu, günümüzde ise rafine edilmiş besinler nedeniyle günlük lif tüketiminin azaldığını söyledi. Bu durumun bağırsağın kimyasını bozup, bağışıklık sistemi ve birçok metabolik hastalık üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekti.
En değerli lif kaynaklarının kuru fasulye, nohut ve mercimek olduğunu belirten Aydemir, Amerikan Bağırsak Projesi verilerinin de farklı bitki çeşitliliğinin mikrobiyom çeşitliliğini artırdığını gösterdiğini ifade etti.