Konya’nın köklü ilim ve irfan mirasında önemli bir yer tutan Abdullah Bosnevî, eserleri ve manevi etkisiyle günümüzde de değerli kabul edilmektedir. Kabri sembolik makamla yaşatılmaktadır.

Konya, uzun tarih boyunca ilim ve irfan merkezlerinden biri olmuştur ve birçok büyük şahsiyete ev sahipliği yapmıştır. Bu isimlerden biri de İslam düşüncesinde derin izler bırakan, “Füsûs Şârihi” olarak bilinen büyük âlim ve mutasavvıf Abdullah Bosnevî’dir.
Günümüzde, Konya’da bulunan Bosnevî, sadece yaşadığı dönemin değil, sonraki asırların da ilim ve tasavvuf anlayışını etkileyen önemli bir isimdir. Aslen Bosnalı olan Abdullah Bosnevî, genç yaşta ilim yolculuğuna çıktı ve İstanbul’daki medreselerde eğitim gördü. Tefsir, hadis, fıkıh ve kelâm gibi temel ilimlerde uzmanlaşan Bosnevî, daha sonra tasavvuf yoluna yöneldi ve Bursa’da Bayramî-Melâmî geleneklerinin önde gelen temsilcileriyle manevi eğitim aldı. Bu süreç, onun hem zahirî ilimlerde hem de bâtınî derinlikte olgunlaşmasını sağladı.
İlim ve irşat yolculuğu onu Mısır, Hicaz, Şam ve Anadolu gibi geniş bir coğrafyada bulunmaya götürdü. Gittiği her yerde ilmiyle, sohbetleriyle ve eserleriyle tanındı. Abdullah Bosnevî, özellikle Muhyiddin İbn Arabî’nin düşünce dünyasına yaptığı güçlü yorumlarla dikkat çekti. Füsûsü’l-Hikem üzerine yazdığı şerhler, ona İslam dünyasında “Füsûs Şârihi” unvanını kazandırdı.
Yolculuklarının sonunda Yokluğu 1644 yılında Konya’da gerçekleşen Abdullah Bosnevî, burada Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî ve Sadreddin Konevî gibi önemli isimlerin manevi ortamında huzur buldu. Konya, onun için sadece bir durak değil, ilim ve irfan yolculuğunun son durağıdır. Bosnevî’nin kabri, Sadreddin Konevî Türbesi yakınında bulunmaktadır. Ancak, zamanla asıl kabir taşı kaybolmuş olsa da, 2008 yılında yapılan sembolik makam onun anısını yaşatmaktadır.
Bugün, Bosnevî’nin kabri, Konya’nın manevi mirasını tanımak isteyenler için önemli bir ziyaret noktasıdır. Kendisi, özellikle tefsir alanında çok sayıda eser kaleme almış ve edebiyatla da ilgilenmiştir. Ayrıca, yetiştirdiği talebeleriyle de iz bırakmıştır. Konya’da medfun olması, şehrin yüzyıllar boyunca devam eden ilim, tasavvuf ve hikmet geleneklerinin önemli bir parçasıdır.