Konya mutfağı ve kültürüne ilişkin detaylar, yazar Saime Yardımcı'nın Aydınlar Ocağı'nda yaptığı konuşma ve paylaşımlarıyla ortaya çıktı.

Konya Aydınlar Ocağı'nın düzenlediği Selçuklu Salı Sohbetleri kapsamında bu hafta yazar Saime Yardımcı, Konya kültürü, mutfağı ve yemek geleneğini açıkladı.
Programın ilk bölümü Akyokuş Kasrı'ndaki Kafe’de gerçekleştirildi. Bu etkinlikte Saime Yardımcı ve merhum eşi Nazif Yardımcı’nın isimleriyle süslenmiş pasta ikram edildi. Konuşmasında Konya’nın bağ evleri ve şehir evleri kültüründen bahseden Yardımcı, Kadılar Sokak'ta doğup büyüdüğünü ve eski zaman Konya’sını yaşadığını söyledi. Ayrıca, şehirde ve bağ evlerindeki komşuluk ilişkilerinden örnekler verdi.
Saime Yardımcı, ailesinin büyük bir kısmının İstanbul ve başka şehirlere göç ettiğine ve fotoğraflarını kitaplaştırmak için çalışmalar yaptığına değindi. İlk kitabını beş yıl emek vererek hazırladığını, ikinci ve üçüncü kitaplar için de çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.
Prof. Dr. Saim Sakaoğlu, Yardımcı’ya eserleri nedeniyle tebrik ederek, şehirlerin gelenek ve göreneklerinin, kültürlerinin kaydedilmesi gerektiğini vurguladı ve yeni kitabın hazırlanması için teşvik etti.
Salı akşamları yapılan programda Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, Yardımcı’nın özellikle yemek kültürüne yaptığı katkıları övdü ve çalışmalarını takdir etti. Ayrıca, Yardımcı söz alarak “Bu söz ekonomik ve sosyal alanlarda köklü aileler için kullanılırdı. Bahar ve yaz ayları bağ evlerinde geçirilir, kış aylarında şehir evine dönülürdü” dedi.
Bağlara ilişkin bilgiler paylaşan Yardımcı, bağların sınırlarının genellikle açık olduğunu, güçlü komşuluk ilişkileri nedeniyle sınırların uyum içinde olduğunu belirtti. Bağlardan meyve ağaçları, sincaplar ve diğer doğal unsurların varlığından söz etti. Kayısı, armut ve elma gibi meyve çeşitlerinden bahsederken, kadınların sabah erken saatlerde bağa çıktığını ve meyveleri toplayıp kurutma yöntemlerini anlattı.
Yemeklerde baharat yerine otların kullanıldığını, et ile yağların Karaman ve Karapınar’dan geldiğini ve mevsimsel ürünlerin önemini vurguladı. Konya mutfağının köklü tarihinden gelen pek çok yemeğin olduğunu ve sofralarda çeşitli çorba, sebze, et, börek ve tatlıların bulunduğunu belirtti. Yemeklerin önceden hazırlandığını ve gece pişirilen yemeklerin daha lezzetli olduğunu aktardı.
Yemeklerde baharat kullanımının az olduğunu, bunun yerine otlar tercih edildiğini ve etlerin genellikle Karaman’dan, yağların ise Karapınar’dan geldiğini açıkladı. Ayrıca, Konya şehir evlerinde yaşanan günlük hayatı yansıtan anekdotlar paylaştı.
Ayrıca, suyun Türk kültüründeki kutsallığı ve derelerin temiz tutulması hakkında bilgiler verdi. Gazel suyu ve geleneksel uygulamalardan bahsetti. Cenaze ziyaretlerinde yemek ikramlarından ve bağlardaki ağaçlardan da söz etti. Sincapların ilgisini çeken pelit meyvesinden ve pelit kahvesinden bahsetti.
Program sonunda Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü ve Yardımcı’ya teşekkür ederek, kitap ve belge takdim etti. Yardımcı da ziyaretçilerden gelen talep üzerine kitaplarını imzaladı.