TCMB'nin 12 Mart toplantısının özetinde, jeopolitik gelişmeler ve emtia fiyatlarındaki artışların enflasyon ve belirsizlikleri yükselttiği vurgulandı. Faiz sabit tutuldu, gelişmeler yakından takip ediliyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu'nun (PPK) 12 Mart'taki toplantısının özeti yayımlandı. Kurul, politika faizi olan 7 gün vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu.
Yazıda, küresel ölçekte artan jeopolitik gelişmelerin belirsizlikleri artırdığı, enerji fiyatlarında yükselişe ve risk iştahında bozulmaya yol açtığı belirtildi. Bu gelişmelerin enflasyon ve büyüme görünümü üzerindeki etkilerinin yakından takip edildiği kaydedildi.
Şubat ayı sonunda başlayan jeopolitik gelişmeler ve belirsizlikler, enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetleriyle ilgili sorunları beraberinde getirirken, ham petrol ve doğal gaz fiyatlarında önemli artışlar yaşandı. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, emtia fiyatlarındaki yüksek oynaklıkları artırdı.
Küresel büyüme görünümüne ilişkin değerlendirmelerde, jeopolitik gelişmeler nedeniyle aşağı yönlü risklerin güçlendiği ve küresel risk iştahının bozulduğu ifade edildi. Ayrıca, dünya genelinde zayıf ve kırılgan görünüm devam ederken, 2026 ve 2027 yıllarında küresel büyümenin yüzde 2,2 artmasının beklendiği aktarıldı.
Emtia fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon risklerini artırdığı, gelişmekte olan ülke piyasalardan portföy çıkışlarının gözlendiği ve enflasyon beklentilerinin yükseldiği belirtildi. Jeopolitik gelişmelerin neden olduğu arz şokunun kalıcılığı ve enflasyon beklentilerine etkisi izlenmektedir.
Parasal ve finansal koşullarda, bireysel kredilerin büyüme oranının yüzde 2,7 seviyesine gerilediği, ihtiyaç ve taşıt kredilerinin etkili olduğu ifade edildi. Türk lirası mevduat faizleri yüzde 44,4’e çıkarken, ticari kredi faizleri yüzde 48,3’e yükseldi. Ayrıca, yabancı para kredilere uygulanan zorunlu karşılık oranlarında değişikliğe gidildi ve büyüme sınırı düşürüldü.
TCMB’nin brüt uluslararası rezervleri 197,5 milyar dolara geriledi. Söz konusu tarihte, 6 Mart itibarıyla, rezervler 18,1 milyar dolar azaldı. 12 aylık risk primi (CDS) yaklaşık 40 baz puan artarak 254 seviyesine yükseldi. Türk lirasının 1 ay ve 12 ay vadeli kur oynaklıkları sırasıyla yüzde 13,3 ve yüzde 20,8 arttı. Portföy girişleri toplamda 1,7 milyar ABD doları oldu.
Yıllık ve çeyreklik bazda GSYH artışları sırasıyla yüzde 3,4 ve yüzde 0,4 olarak gerçekleşti. Tarım sektöründeki daralma ve iktisadi faaliyetler çerçevesinde, özel tüketim ve yatırımlar büyümeye katkı sağladı. Net ihracatın büyümeye negatif etkisi devam etti. 2025 yılı genelinde büyüme oranı yüzde 3,6 olarak tahmin edildi.
Ocak ayı perakende satışlar yüzde 2,4 artarken, hizmet üretimi ve otomobil satışları geriledi. Cari açık oranı yüzde 1,6’dan yüzde 1,9’a yükselirken, istihdam 32 milyon seviyesinde, işsizlik oranı yüzde 8,1 olarak kayıtlara geçti. Cari açık, 30,1 milyar dolara yükseldi ve 12 aylık cari açık 32,9 milyar dolar oldu. Sektör beklentileri ve ithalat-ihracat gelişmeleri izleniyor.
Şubat ayında tüketici fiyatları yüzde 2,96 artarken, yıllık enflasyon yüzde 31,53’e çıktı. Gıda grubundaki fiyat artışlarının etkili olduğu, özellikle sebze, beyaz et ve süt ürünlerinin fiyatlarındaki yükseliş enflasyonu artırdı. Hizmet enflasyonu yüksek seyretmekte olup, haberleşme ve finansal hizmetlerde yüksek artışlar görüldü. Kira enflasyonu yüzde 53,91’e gerilerken, lokanta ve otel fiyatları yüzde 2,82 yükseldi.