İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, değişen dünya koşullarına uyum sağlamak ve fayda-maliyet analizini esas almak gerektiğine dikkat çekti. Milliyetçilik ve değerler konusuna vurgu yaptı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Genel Merkezi’nde düzenlenen Siyaset Akademisi açılış programına katıldı. Dervişoğlu, yaptığı konuşmada, Türkiye’nin değişen koşullara uyum sağlaması gerektiğini belirtti. Dervişoğlu, “Türkiye olarak değişen bu konjonktüre uygun hareket etmek mecburiyetindeyiz. Reelpolitik anlayışın yeniden yükseldiği bu dünyada duygusallığa, ideolojik takıntılara, hayalperestliğe, kimlikçiliğe, hamasete, romantik heveslere, değerli yalnızlıklara, derinlikli fantezilere yer yoktur. İktidardan beklenti, fayda-maliyet analizlerini doğru yapmaları ve dar eğilimlerin rasyonel karar alma süreçlerine etki etmesine izin vermemeleridir” dedi.
Dervişoğlu, konuşmasının devamında, akademi programlarının amacını şu sözlerle açıkladı: “Sekiz hafta boyunca, akademisyenler, siyasetçiler ve uzmanların katkılarıyla, Türkiye’nin günümüzü ve yarını düşünerek, anlayış ve kavrayış geliştirmek, kalkınan ve konuşan bir Türkiye için çalışmak temel hedefimizdir. Bu süreçte, uluslararası gelişmeler ve yaşanan olayların karamsarlık yaratmaması gerektiğine inandığını söyledi.”
Dervişoğlu, küresel gelişmelerin ve farklı bölgelerde yaşananların ardından, uluslararası hukuk ve evrensel normların öneminin azaldığını belirtti. Terör, göç, dijital manipülasyon, çevre ve iklim sorunlarının birçok bölgeyi etkilediğini vurguladı. Bu tehditlerin belirsiz ve zamanla değişiklik gösterebildiğine anlatan Dervişoğlu, kitlelerin devlet kapasitesine başvurduğunu kaydetti. ABD’de Trump’ın iktidara gelmesi, Avrupa’da milliyetçi ve muhafazakâr partilerin yükselişi, bu gelişmelerin örnekleri olduğunu dile getirdi.
Dervişoğlu, Türkiye’nin de değişen konjonktüre uygun hareket etmesi gerektiğine tekrar vurgu yaptı. “Duygusallık, ideolojik takıntılar, hayalperestlikler ve kimlikçilik gibi unsurlara yer yoktur. Fayda-maliyet analizlerini doğru yapmak ve dar eğilimlerin etkisine izin vermemek önemlidir” dedi.
Dünyada milliyetçiliğin yeniden keşfedilmesi gerektiğine dikkat çeken Dervişoğlu, “Milliyetçilik, birey, ulus ve devlet arasındaki temel ilişkidir. Bu yapı, toplumsal barış ve huzuru sağlar. Milli devlet, ‘bizim’ olanı temsil eder ve kavrayışımızda temel unsur olur. Bu bağlamda, toplumsal birlik ve düzen, milli-devlet yapısıyla güçlenir” ifadelerini kullandı.
Dünyada değer erozyonundan söz eden Dervişoğlu, aile, dayanışma ve ahlaki değerlerin korunması gerektiğine değindi. Adalet kavramının ve eşitliğin önemini vurgulayan Dervişoğlu, adaletin sadece hukuki değil, sosyal ve gelir adaleti de içerdiğini belirtti. Ayrıca, toplumsal bütünlüğü ve milli dayanışmayı sağlamak için 'yurttaş eşitliği’ ilkesinin esas alınması gerektiğine dikkat çekti.
Güvenlik ve refah dengesi konusuna da değinen Dervişoğlu, risk ve belirsizliklerin arttığını söyledi. Anadolu’nun ve Türkiye’nin güvenlik kaygılarının devam edeceğini ve devletin güç dengelerinin meşruiyet açısından önemli olduğunu belirtti. Ekonominin sürdürülebilir kalkınma paradigmasına dayanması gerektiğine vurgu yaptı. Üretim ve teknolojinin, yüksek katma değerli sanayi ve gelişmiş tarım ile desteklenmesi gerekildiğine işaret etti.
Dünyanın yeni teknolojik çağa girdiğine dikkat çeken Dervişoğlu, yapay zeka ve robotlar çağını ve stratejik maddelerin önemini vurguladı. Üretici değil, kullanıcısı olmanın önemine değinen Dervişoğlu, bu gelişmelerin bir sonucunun da çatışma ve rekabet olabileceğini ifade etti.