SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...

Nevzat Laleli

Tarikatların insan yetiştirilmesinde önemli bir rolü vardır. Manevi eğitim alan insanların kötülükleri azaltacağı ve toplumda iyileşmeler sağlayacağı vurgulanmaktadır.

Nevzat Laleli
Reklam yükleniyor...

Nevzat Laleli

Sosyal Bünyenin Güçlenmesi

Tarikatlar, insan yetiştirilmesini esas alır. Çünkü yetişmiş bir insanın kendine ve topluma faydalı olduğu düşünülür. Bu insanlar, elinden ve dilinden kimsenin zarar görmediğini ve başkalarına faydalı olmayı ilk prensip olarak kabul ederler. Bu hareketlerin temelinde, "Gerçek mü’min başkasının elinden ve dilinden zarar görmediği kimsedir" ile "İnsanın hayırlısı, insanlara faydalı olandır" hadisleri yatar.

Ülkemizde hırsızlık, soygun, hakka tecavüz, içki, kumar ve ırza tecavüz gibi kötülükler yaygın şekilde yaşanmaktadır. İletişim araçları ve medyanın birçok uygunsuz olayı haber yaptığı günümüzde, ekonomi sorunlarına bağlanması bu kötülüklerin sebepleri arasında gösterilmemektedir. Belli kariyerlere sahip, eğitimli ve zengin kişiler bile bu tür kötülüklere karışabilmektedir.

Yirmi birinci yüzyıl başında, eğitim kurumlarının fen dersleri olan fizik, kimya ve matematik gibi konulara odaklandığı halde, manevi eğitim alanında eksiklikler bulunmaktadır. İnsanların, manevi eğitim alması onun dünyada ve ahirette doğru yaşamasını sağlar. Alın teri ile helal kazancın önemini kavrayan insanlar, kendi hakkı olmayan mal veya paraya yönelmezler ve hesap gününde bunun hesabını verme korkusunu yaşarlar.

Tarikat büyükleri, müritlerin (kendi isteğiyle eğitime hazır kişi) yetenekleri ve zaaflarını bilerek hareket ederler. İnsanlar, iç ve dış dinamiklerinin etkisi altındadır. Bu iç dinamiklerin insana faydalı olanlarını seçerek hareket etmesi, dış etkilerden uzaklaşmasını sağlar.

İnsandaki Bazı Hasletler

İnsanda iyiyi kötüden ayırt edebilmek için akıl verilir. Ancak, bu akıl İslam’ın esaslarına göre terbiye edilmedikçe, ya ahmaklık ya da aldatıcı zeka ortaya çıkar. Orta yol, hikmettir; hakkı bilip ona uymak veya batılı bilip ondan uzak durmaktır.

İç dinamiklerden biri de şehvettir. Bu haslet, insanın menfaatlerine uygun olanı almasını sağlar. Bu haslet İslam’ın esaslarıyla terbiye edilmediğinde, ya hiç arzu edilmemesi (humud) ya da haram ve helali saldırmak (fücur) şeklinde ortaya çıkar. Fücur, kadınlarda teşhircilik ve saçılma, erkeklerde ise ırza geçmek ve namuslara saldırı şeklindedir. İffet, bu gelişmenin ortasıdır; helal olanı arzulayıp haramdan kaçınmak önemlidir.

Başka bir dinamik ise insanın zararlı şeyleri uzaklaştıran gazaptir. Eğer İslam’ın esaslarına göre terbiye edilmezse, korkulmayacak şeylerden korkmak (cebanet) veya hiçbir şeye korkmamak (tehevvür) ortaya çıkar. Bu durumda olanlar, haksızlık ve tecavüzler yapabilir. İdari yetkileri olanların ise bu gazap hasleti, zulüm ve haksızlıkların artmasına neden olur. İslam esaslarıyla dengeleme yapıldığında ise, yiğitlik ve cesaret ortaya çıkar; haksızlık ve zulüm yapmazlar, inandıkları değerler uğrunda canlarını bile feda ederler.

Yukarıda anlatılanlar, insanın nefsiyle mücadele ve terbiye edilmesi ile kazanılır. "Tarikatlar neden vardır?" sorusuna verilecek yanıt, manevi çalışmalardan iyi insanın yetişmesi ve toplumda kötülüklerin azalmasıdır.

Eylül 2006'da İstanbul’un Çarşamba semtinde bulunan İsmailağa camisinde sabah namazı sırasında sevilen hoca olan Hızır Hoca efendi, bıçaklı saldırıya uğrayarak öldürülmüş, olay yerine gelen cemaat intihar edici tepkiler sonucu saldırganı linç ederek öldürmüştür. Medya, bu olayda ölen hocaya ve yakınlarına taziye dilemezken, saldırganın linç edilmesine odaklanarak olayı çarpıtarak yansıtmıştır.

İdareciler, tarikatların kapatılması veya etkilerinin azaltılması yerine, onların toplumda yaygınlaşmasına ve faaliyetlerini artırmasına destek vermektedirler. Çünkü iyiliklerin yayılması ve kötülüklerin azalması, polisiye önlemler yerine bu yolla mümkün olur.

Bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v); "Bir gazadan dönerken, küçük cihadın büyük cihada dönüştüğü" belirtilerek, insanların nefsiyle mücadele etmenin de büyük cihat olduğu vurgulanmıştır. Bu hadis, içteki mücadele ve nefsi terbiye etmenin en büyük cihat olduğunu açıklar. Ayrıca, İslam’ın esaslarına uygun olanı benimsemek ve uygulamak, onun ilk görevlerindendir.

Etiketler:

tarikatlarmanevi-egitimahlaktoplumdini-değerler
Reklam yükleniyor...