CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, borçların yatırıma dönüşmediğine ve ekonominin suni solunumla ayakta tutulduğuna dikkat çekti. Borç stoku ve riskler hakkında bilgiler paylaştı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, "Aldığımızdan fazlasını geri ödeyeceğimizi baştan kabul ederek borçlanıyoruz. Bu borçlanma yatırıma, istihdama, fabrikalara dönüşmüyor. Tüketimin körüklendiği borçlanma sisteminde sahte refah yaratılıyor; ancak bunun yol açtığı kırılganlık ve kriz ihtimali düşünülmüyor. Ekonomi tasarrufla, verimlilikle, üretimle ve gelir adaletiyle değil, borçla canlı tutulmaya çalışılıyor. Bu canlılık gerçek değil, suni solunumdur. AKP’nin yaptığı, gelecek nesilleri döviz borcuna ipotek etmektir" dedi.
Merkezi yönetim borç stoku 2025 sonunda faiz hariç 13.7 trilyon TL oldu. Bir yıllık artış 4.4 trilyon TL. Borç stoku, 2018’de 1 trilyon TL iken, yedi yılda 14 katına çıktı. Borç her 18 ayda ikiye katlanıyor. AKP, borç oranını değil, borcun yapısını sorun olarak gösteriyor. Devlet borçlanmasını döviz ve altınla yapıyor. Döviz ve altınla borçlanmak; bugünkü TL harcaması, kur farkı ve faiz ödemesi anlamına geliyor. 2010’lu yıllarda dövizli borç toplamının Hazinenin toplam borcuna oranı yüzde 25 civarındaydı. 2021’de yüzde 65’leri aşan bu oran, şu anda yüzde 55 seviyesinde. Miktar ise düşmüyor. 2025’te içeriden döviz ve altınla borçlanma 44 milyar doları aştı. Borçlar ulusal para yerine dolar ve altınla yapıldığında risk artar. 2025’te net nakit girişi 2.5 trilyon TL iken, borç stoku 4.4 trilyon TL arttı. Bu durum, kur ve faiz faturasıdır.
Borçlanma, kısa vadeli krizlere yol açmak yerine sürekli hale geldiğinde, borç stokunun dolarizasyonu artar. Borçlanmanın miktarı ve yapıdaki büyüme, ekonominin sürdürülebilirliğini tehdit eder. Borçlanmanın yapısı ve sürekli artışı, riskleri artırıyor. Borçlanmadaki bu durum, alınan borcun ödenebilirliği ve ekonominin kırılganlığı açısından önemlidir. Bu borçlanma, yatırım ve üretim değil, tüketim odaklıdır ve sahte refah yaratmaktadır.