Fırat Üniversitesi Hastanesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşe Sağmak Tartar, 30 Ocak Dünya İhmal Edilmiş Tropikal Hastalıklar Günü’nde, bu hastalıkların yüksek morbidite ve sosyoekonomik kayıplarla karakterize olduğunu ve kalkınma sorunlarıyla

Fırat Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Sağmak Tartar, 30 Ocak Dünya İhmal Edilmiş Tropikal Hastalıklar Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, bu hastalıkların yüksek morbidite, kronik sakatlık, organ hasarı ve ciddi sosyoekonomik kayıplarla karakterize olduğunu söyledi ve bu durumun tropikal hastalıkları yalnızca klinik sorun olmaktan çıkarıp kalkınma ve eşitsizlik meselesi haline getirdiğini dile getirdi.
Dünya Sağlık Asamblesi tarafından 2021 yılında ilan edilen bu günün, hastalıkların özellikle yoksul nüfuslar üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekmeyi amaçladığını belirten Tartar, küresel mücadelelerin hız kazanmasına katkı sağladığını ifade etti.
Tartar, şu bilgileri paylaştı: Bu hastalıklar ölümden çok; yüksek morbidite, kronik sakatlık, organ hasarı ve ciddi sosyoekonomik kayıplarla tanımlanmaktadır. Bu durumlar, tropikal hastalıkları sadece klinik bir sorun olmaktan çıkarıp kalkınma ve eşitsizlik meselesine dönüştürmektedir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 1,6 milyardan fazla insan en az bir ihmal edilmiş tropikal hastalık riski altındadır ve her yıl 200 binden fazla ölüm bu hastalıklarla doğrudan veya dolaylı ilişkilidir. Bu hastalıklar, yoksulluk, yetersiz sanitasyon, temiz suya erişim eksikliği ve sağlık hizmetlerine ulaşım kısıtlarıyla bağlantılıdır. Günümüzde iklim değişikliği, vektör ekolojisindeki değişimler, uluslararası göç ve küresel hareketlilik bu hastalıkların yayılımını genişletmekte, daha önce endemik olmayan bölgelerde de klinik karşılaşmalar artmaktadır. Türkiye’de özellikle şark çıbanı, kist hastalığı ve paraziter enfeksiyonlarda görülen artışlar, bu duruma örnektir.
Tartar, ihmal edilmiş tropikal hastalıklarla mücadelenin yalnızca mikrobiyal bir çaba olmadığını belirterek, bunun sağlık eşitsizlikleri, yoksulluk ve sosyal belirleyicilerle ilgili disiplinler arası bir küresel mücadele olduğunu söyledi. Bu hastalıkların ihmal edilmediği bir gelecek, bilimsel kararlılık, politik irade ve küresel dayanışma ile mümkün olacağını ifade etti.