Sağlık meslek örgütleri, Ankara'da yaptıkları açıklamada 'Eziyet Yönetmeliği'ne tepkilerini gösterdi ve gerçekçi düzenlemelerin yapılmasını talep etti. Çalışanlar, ücret ve işyükü sorunlarıyla ilgili şikayetlerini dile getirdi.

Sağlık meslek örgütleri ve dernekler, 'Eziyet Yönetmeliği' olarak adlandırılan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği hakkında Ankara İl Sağlık Müdürlüğü önünde açıklama yaptı. Açıklamada, sahada çalışan aile hekimlerini hastayı muayene etmekten uzaklaştıran ve sekreterliğe zorlayan bu yönetmeliğin kaldırılması istendi; yerine sahadaki aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının katkılarıyla hazırlanan gerçekçi ve uygulanabilir bir yönetmeliğin yürürlüğe konması talep edildi.
Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN), Ankara Aile Hekimliği Derneği (ANKAHED), Genel Sağlık İş Sendikası, Hekim Birliği Sendikası ve Sağlık Çalışanları Hak ve Mücadele Derneği (SAHADER) tarafından gerçekleştirilen açıklamada, yaklaşık 81 ilde eş zamanlı olarak seslerini duyurmak amacıyla bir araya geldikleri belirtildi.
Açıklamada, son bir yıl içinde Aile Sağlığı Merkezlerine gelmeyen hastalar gerekçe gösterilerek aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının ücret katsayılarının yarıya indirilmesi ve ciddi gelir kayıpları yaşandığı ifade edildi. Çalışanlar, yüksek yoğunluk ve adaletsiz performans sistemi nedeniyle zor bir dönem geçirdiklerini belirtti.
Günlük 70'in üzerinde poliklinik hizmeti sunulmasına rağmen, hekimlerin veri girişi ve performans parametrik değerlendirmeler nedeniyle zor durumda kaldıklarına vurgu yapıldı. Hak edişlerin yaklaşık yüzde 65’inin öngörülebilir olmayan parametreler ile hesaplandığı ve uzun izinlerde ya da hastalanma durumlarında maaşların en düşük memur maaşının altına düşebildiği belirtildi. Ayrıca, aile sağlığı çalışanlarının ücretlerinin açlık sınırına gerilediği ifade edildi.
Sonuç olarak, aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının aldığı ücretlerin sadece yüzde 35'inin taban ödeme olduğu, bunun ise 2. ve 3. basamak sağlık hizmetlerindeki oranlara oranla düşük olduğu söylendi. Nüfus başı katkı paylarının artırılması ve 'pozitif performans' adıyla yeni parametrelerin devreye sokulmasıyla kesintilerin arttığının altı çizildi.
Çok ağır bir iş yükü altında olduklarını dile getiren çalışanlar, akla, mantığa ve bilime aykırı uygulamaların değiştirilmesini istedi. Devlet tarafından adresleri hakkında arama kaydı bulunan yaklaşık 1 milyon kişinin Aile Sağlığı Merkezi'ne gelmemesi halinde ücret kesintisi yapılmasının planlandığı, bu durumda bulunamayan kişilerin bulunmasının nasıl beklendiği sorusunu gündeme getirdi.
Hekim, ebe ve hemşirelerin, hafiye gibi görevler üstlenmek zorunda bırakıldığı şikayetinde bulunuları anlatıldı. Mesleklerine uygun olmayan ve tamamen saha gerçekleriyle ilgisi olmayan kriterlerle çalışmanın zorlaştığı ifade edildi. Hastalara ayrılan zamanın bilgisayar başında veri girmeye harcanması ve hastanın gelmediğinin hesabını sormak zorunluluğunun getirildiği aktarıldı.
Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının, daha iyi hizmet verebilmek ve insani şartlarda çalışabilmek istediklerini belirttiler. Sahada çalışan hekimlerin hastayı muayene etmekten uzaklaştıran, sekreterliğe zorlayan bu yönetmeliğin kaldırılması ve yerini gerçekçi ve uygulanabilir bir yönetmeliğin alması gerektiği söylendi. Sağlıklı bir çalışma ortamının sağlanması talep edildi ve sağlık sistemine katkı sağlayacak çözümler üzerinden çalışmaların yapılması isteniyor.