Samsun'da emeklilerden zam tepkisi: 'Sefiller'i yaşıyoruz' Samsun'da emekliler, TÜİK'in açıkladığı aralık ayı enflasyon oranlarını kabul etmedi. Samsun'dan emekli vatandaş Nevin Felamur, "Sağlıklı beslenmek artık mümkün…

Samsun'da emekliler, TÜİK'in açıkladığı aralık ayı enflasyon oranlarını kabul etmedi. Samsun'dan emekli vatandaş Nevin Felamur, "Sağlıklı beslenmek artık mümkün değil. TÜİK’in açıkladığı rakamlar çok düşük, benim gözlemimle örtüşmüyor. Enflasyon ölçümleri arasında ciddi farklar var. Biz emekliler Sefiller'i yaşıyoruz. 657’ye tabi bir emekliyim, SSK’lı emekliler için daha da üzülüyorum. Onların aldığı maaş benim sadece zorunlu kredi kartı borcuma denk geliyor. Gezme, tozma yok; maaş sadece hayatta kalmaya yetiyor" dedi.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı enflasyon oranlarına yurttaşlar tepki gösteriyor. Emekliler ve vatandaşlar, açıklanan rakamların hayat pahalılığını yansıtmadığını belirtiyor ve geçinemediklerini dile getiriyor.
Ali Dursun Kurt, emeklilerin yaşadığı durumu şu sözlerle aktardı: "Emekliyiz, ayakta da olsak canlı cenaze gibiyiz. Eskiden iki ekmek alırken şimdi bir ekmek alıyoruz. Aç kalmamak, ölmemek için bu duruma katlanıyoruz. Konut zamları yüzde 35-38 arası, marketlerdeki zam yüzde 150-160. Ama bize verilen zam yüzde 12. 'Ölmeyin ama sürünün' deniyor. Bir bakan çıkıp 'Emekliler çok yaşıyor, ölmüyor' dedi. Bizden ölmemizi, sürünmemizi, yoksullaşmamızı istiyorlar. Çocuk harçlığı istediğinde yerin dibine batıyoruz, torun istediğinde yolumuzu değiştiriyoruz."
Hüseyin Dinler ise emeklilerin durumunu şöyle anlattı: "Geçinmek çok zorlaştı, ne yaptığımızı bilmiyoruz. Pazara çıkmak için cebimizde en az 3-4 bin lira olması gerekiyor. Bir bağ maydanoz 30-40 lira. Sebze alamıyoruz, kasabın yüzünü iki senedir görmedim. Kıymanın kilosu bin lirayı geçti. 70’li yaşlarımda, böyle bir yoksulluk görmedim. Sadece emekliler değil, asgari ücretli de geçinemiyor. Ne yazık ki bu duruma alıştık."
Şaban Sezgin, emekli vatandaşı şu sözlerle değerlendirdi: "TÜİK ülkenin güvenilirliğini yitirmiştir. Açıklanan enflasyon rakamları gerçeği yansıtmıyor. Hükümet maaş artışlarını bu rakamlara göre yapıyor ama alım gücü düşüyor. Burada bir hesap hatası var. Ekonomist olduklarını söyleyenler bu hataları vatandaşa anlatmıyor. Verilen ücretler yoksulluk, hatta açlık sınırının altında. 23 yıl önce böyle bir hayat pahalılığı olsaydı, iktidar baraj altında kalırdı. Bugün ise bu duruma alışmış durumdayız. Allah sonumuzu hayır etsin."
Tuba Dinler, emekli olan ailesinden olduğunu belirterek; "Babamla birlikte yaşıyorum. Emekli maaşı yetmiyor. Mecburen ben de çalışıyorum, küçük çocuğum var. İyi gitmiyoruz ve bu durum devam edecek gibi görünüyor. Bakkala, kasaba çok nadir gidiyoruz. Artık bakacağız" dedi.
Nevin Felamur, TÜİK verilerine güvenmediğini ifade ederek: "Alışverişlerimde temel ihtiyaçlarım maaşımın yüzde 5’ini iki günde götürüyor. Maaşımın yarısını kredi kartına yatırıyorum, o da sadece gıda için. Sağlıklı beslenmek artık mümkün değil. TÜİK’in açıkladığı rakamlar düşük, benim gözlemlerimle örtüşmüyor. Enflasyon ölçümleri arasındaki farklar büyük ve biz emekliler Sefiller'i yaşıyoruz. 657’ye tabi bir emekliyim, SSK’lılar daha da üzülüyor. Maaşım zorunlu kredi kartı borcuma denk geliyor. Bu maaşla hayatta kalıyorum; gezmeye tozmaya vaktim yok" dedi.