CHP Yönetim Kurulu Üyesi Sezgin Tanrıkulu, cezaevlerindeki ağır hasta mahpusların sağlık durumlarının bağımsız hekimlerce değerlendirilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması çağrısında bulundu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, cezaevi koşullarında bulunan hastalara ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Cezaevlerinde kanser ve ağır hastalık tedavisinin insan hakları ihlali olduğunu belirten Tanrıkulu, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın kanser hastası olduğunu ve ameliyat gerektiren ciddi bir sağlık süreciyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Aynı şekilde Tayfun Kahraman ve cezaevlerindeki çok sayıda ağır hasta mahpusun, yaşamlarını doğrudan tehdit eden sağlık sorunlarına rağmen özgürlüklerinden yoksun bırakıldığını belirtti.
İnsan Hakları Derneği’nin 28 Nisan 2025 tarihli hak ihlalleri raporuna göre, Türkiye hapishanelerinde en az 1412 hasta mahpus tespit edilmiştir. Bunların 335’inin ağır durumda olduğu, 230’unun tek başına yaşamını sürdüremediği, 105’inin desteğe ihtiyaç duyduğu ve 188’inin hastalıklar nedeniyle sürekli kontrol edilmesi gerektiği bildirildi.
Sezgin Tanrıkulu, bu durumların insan onuruna aykırı muamele yasağı açısından insan hakları ihlali olduğunu vurguladı. Cezaevi koşullarında tutulmasının yaşam hakkı, sağlık hakkı ve insan onuruna aykırı muamele yasağına aykırı olduğunu ifade etti.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 17. maddesinde herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğunun açık olduğunu belirtti. Devletin bu hakkı korumakla yükümlü olduğunu ve ağır hasta tutuklu ve hükümlülerin cezaevi koşullarında tutulmasının etkili ve zamanında tedaviye erişimi engellediği takdirde hak ihlali olacağını vurguladı.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesi uyarınca insanlık dışı veya onur kırıcı muamelenin yasak olduğunu, hayati risk taşıyan hastalıkların cezaevi koşullarında tedavisinin aksamasının bu yasağın açık ihlali olduğunu belirtti. Ayrıca, yetkilere çağrıda bulunarak, ağır hasta mahpusların sağlık durumlarının derhal bağımsız hekimlerce değerlendirilmesi gerektiğini ve cezaevi koşullarında kalmalarının yaratacağı risklerin dikkate alınması ve uluslararası sözleşmelere uygun tedbirlerin alınması gerektiğini ifade etti. Devletin yaşam hakkını ve insan onurunu koruması, sağlık hakkının pazarlık konusu olmaması gerektiğine vurgu yapıldı.