Sanayi üretiminde 2026'nın ilk ayında yaşanan azalma, özellikle KOBİ’lerde daha hızlı hissediliyor. Bu durum, ekonominin genel performansını etkileyebilir.

Vizyoner İş Adamları Derneği (VİAD) Başkanı Atilla Sinacı, sanayi üretimi, ekonominin temel göstergelerinden biri olduğuna dikkat çekti. Sanayi üretim seviyeleri, fabrikaların üretim kapasitesi, sipariş durumu ve iç dış talebin göstergesi olarak görülüyor. Bu nedenle, sanayi üretimindeki gerileme, fabrikalar kadar istihdam, ihracat, büyüme ve yatırım gibi ekonomi alanlarını da etkileyen önemli bir sinyal olarak kabul ediliyor. Ocak 2026 verilerinde görülen yüzde 1,8 yıllık ve yüzde 2,8 aylık düşüş, özellikle imalat sanayindeki zayıflamanın belirgin hale geldiğine işaret ediyor. İmalat sanayisi, üretim ekonomisinin ana yapısını oluşturuyor ve burada yaşanan yavaşlamalar, siparişlerde azalma, kapasite kullanımında düşüş, maliyetlerde artış ve finansmana erişimde güçlük gibi sorunları beraberinde getiriyor.
Sanayideki düşüşün en büyük risklerinden biri istihdam üzerinde ortaya çıkacak etkiler olarak gösteriliyor. Sinacı, üretim yavaşladığında işletmelerin önce vardiya azaltmaya, ardından yeni personel alımlarını durdurmaya ve maliyetleri kontrol etmek adına personel sayısını azaltmaya yöneldiğini belirtti. Bu durum, özellikle KOBİ’lerde daha hızlı hissediliyor. Süreç, sanayi üretimindeki sürekli azalma halinde, işsizliği artırmasa bile işe alımları yavaşlatarak emek piyasasında durgunluk yaratabilir. Ayrıca, sanayi üretiminin büyüme açısından öncü gösterge olduğu dikkate alındığında, üretimdeki azalmaların büyüme rakamlarına da olumsuz yansıyacağı ifade ediliyor. Üretimin zayıflaması, yatırım iştahını düşürür, ihracat kapasitesini baskılar ve iç piyasa güvenini azaltabilir. Bu, genel ekonomik performansı aşağı çeken bir etki yapabilir.
Başkan Sinacı, iş dünyasının bu tabloyu önemli bir uyarı olarak görmesi gerektiğini söyledi. Sanayicinin karşılaştığı sorunların daha açık biçimde konuşulması ve çözüm yolları araması önem taşıyor. Finansman maliyetleri, kredi erişimi, enerji giderleri, kur volatilitesi, hammadde maliyetleri ve talep daralması, üretim kararlarını doğrudan etkiliyor. İş dünyası, üretimi destekleyecek daha öngörülebilir ve sürdürülebilir ekonomiye ihtiyaç duyuluyor. Özellikle imalat sanayindeki gerilemenin sadece bugünün durumu olarak görülmemesi, gelecekteki yatırım kararları, istihdam ve ihracat performansını de etkileyebilir. Bu düşüş kalıcı hale gelirse, reel sektör ve ekonomi üzerinde daha ağır sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, sanayi üretimindeki zayıflama tek aylık veri olarak görülmemeli. Üretimin güçlendirilmesi, sanayicinin üzerindeki baskıların azaltılması ve sorunların hızla çözülmesi gereken bir dönemdir. Güçlü olmayan sanayi, istihdamı korumak ve sürdürülebilir büyümeyi sağlamak açısından da zorlaşır.