Hz. Ömer ve Hz. İsa'nın ölüm, ahiret ve hayat hakkındaki görüşleri, ölümü kabullenme ve ahiret yolculuğu anlatılmaktadır. Altın değerindeki öğütler içerir.

Hz. Ömer (ra) Efendimiz, ahiret ile dünyayı karşılaştırırken, ahiret yanında dünyanın küçük ve geçici olduğunu, dünya sadece tavşanın sıçraması gibi bir şeydir dedi.
Hikmet ehli bir zat, dünyanın altından yapıldığını fakat fani olduğunu, ahirette ise çamurdan olsa da baki olduğunu ifade etti. Akıllı insanın, baki olanı faniye tercih etmesi gerekir.
Hiç kimse için istisnasız olan ecel, herkesin karşılaşacağı bir gerçektir. Allah’ın kanunu olan sünnetullahın değişmez prensibiyle, ölüm meleği Azrail (as) görevi emreder. Anlatılır ki, Azrail (as) bir evde can almaya giderken, orada figan ve ağlamalar duyulsa da, Azrail lisanı hali ile emir kuluyum diyerek, herkesin ahirete götürüleceğini belirtir.
Ölüm, açık ve net bir emir ve hayatın sonudur. Mezarlıkları ziyaret edenler, küçük yaştaki veya çocuk yaşta ölenleri hatırlar. Tabutunu omzunda taşıyanlar, bir gün bizi de aynı şekilde omuzlarında taşıyacaktır. Önemli olan, iyi bir yolculuk yapmak ve geride kalanların üzüntüyle ağlaması sırasında gülümsemektir.
Hz. İsa (as), hızlı koşarken sorulur; Neden kaçıyorsun? Cevap, ahmaktan. Oradakiler ise, Hz. İsa’nın ölüleri dirilten, körleri gören, hastaları şifalandıran Mesih olup olmadığını sorarlar. O da, evet olduğunu doğrular.
Hz. İsa (as), İsm-i Azam duasını yaparak, Allah’ın izniyle birçok hastayı iyileştirir, ölüleri diriltir ve fakirlere yardım eder. Ancak, ahmaklık hastalığına karşı mücadele edememekte ve bu durumun ilahi kahrın bir sonucu olduğunu fark eder.
Hikmet ehli, ahmaklığın manevi hayatın kanseri olduğunu belirterek, kendi kendine hakikatleri görmezden gelen kişinin, ahiret yerine dünya ile ilgilenmesinin şaşılacak bir durum olduğunu ifade eder.
Dünya, ahiretin satın alındığı bir pazar ve aynı zamanda bir imtihan yeridir. Hz. Ebu Bekir (ra), dünyanın müminlerin pazarı olduğunu, gece ve gündüz ticareti salih amellerle yapılan kazançlar ve cennet ile cehennemin zararlarıyla dolu olduğunu söyler.
Peygamberimiz (sav), müminlerin kabirde yüz güler yüzlü ve hoş kokulu geldikleri, bu dünyadan ayrılırken sevinçle karşılanacaklarını ifade eder. Ayrıca, iki meleğin kabirde sorular soracağı ve doğru cevap verenin, cennetlik olacağını belirtir.
Son olarak, Allah’a emanet olun ve içten dileklerle buyururuz ki, hepimiz hayırlı işleri yaparak, Allah’ın huzurunda iyi bir sonla anılalım.