Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından belirlenen 240 TL tutarındaki fitreye ilişkin, Bekir Tekkaymaz fitre zamanlaması ve akrabaya verilmemesi gerektiği konusunda bilgiler verdi.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, yaklaşan Ramazan ayı öncesinde vatandaşların merakla beklediği 2026 yılı fitre miktarını belirledi. Kurul, bir kişinin günlük asgari gıda ihtiyacını baz alarak sadaka-i fıtr bedelini 240 lira olarak tespit etti.
Ramazan ayı, İslam inancıyla yaşayan toplumlar için oldukça önemli bir aydır. 11 ayın sultanı olarak bilinen Ramazan ayında Müslümanlar oruç tutar ve bereketli ayda diğer aylara göre daha fazla ibadet ve özveri gösterirler. Bu ayda yapılan hatalar nedeniyle, yoksul Müslümanlara fitre sadakası verilerek hem hataların telafisi sağlanır hem de yoksulların bayram sevincine ortak olması hedeflenir.
Bekir Tekkaymaz, fitrenin Ramazan ayının sonunda bayram sevincine ulaşmanın şükrü olduğunu belirterek, bunun toplumda sosyal adaleti güçlendirdiğini kaydetti. Fitre, oruçta ortaya çıkan eksiklikleri gidermek ve ihtiyaç sahiplerine bayram sevincini yaşatmak amacıyla verilen mali bir ibadettir. En faziletli zaman, bayram namazından önce verilmesidir. Ayrıca, Ramazan ayı başladıktan sonra ve bayramdan önce verilmesi tavsiye edilir. Bayramdan sonra verilmesi mekruh sayılır, ancak borç olarak verilebilir.
Bekir Tekkaymaz, fitrenin birinci derece akrabaya verilemeyeceğini belirterek, uygun kişiler olarak fakir, yoksul, borçlu, yolda kalan ve ihtiyaç sahibi talebeler sayıldı. Fitre, zekât verilebilen tüm nesillere de verilebilir. Hanefî mezhebine göre, fitre vermekle yükümlü olan kişi Müslüman, hür ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilir durumda olmalı; oruç tutup tutmaması dikkate alınmaz. Kişi, kendisi ve ergenlik çağındaki çocukları adına fitre verebilir. Eş için zorunluluk yoktur, isteğe bağlıdır. Fitre, akrabalardan kardeş, amca, hala, dayı, teyze, yeğen, kayınvalide ve kayınpeder gibi kişilerden ihtiyaç sahibi olmaları durumunda verilebilir. Unutulmamalıdır ki, sadaka fakirlere verildiğinde bir sevap, akrabaya verildiğinde ise iki sevap kazanılır.
Bekir Tekkaymaz, fitre verirken abdestli olmanın şart olmadığını söyledi. Fitre, mali bir ibadet olduğu için, abdest gerekmez. Ancak, niyet ve güzel ahlakla verilmesi, özellikle bilinçli ve edebi şekilde yapılması tavsiye edilir. Fitre, sadece bir yardım değil, ümmet bilincini, sosyal adaleti ve İslami dayanışmayı canlı tutmayı amaçlar. Bu nedenle, fitrenin ihtiyaç sahiplerine ulaşması ve güvenilir kanallar aracılığıyla verilmesi önemlidir.