Muğla'daki mermer işletmeleri, Türkiye'nin toplam üretiminin %20'sini karşılamakta ve 60 ülkeye konteyner ile ihracat yaparak 100 milyon dolar gelir elde etmektedir.

Türkiye mermer üretiminin %20'sinin Muğla'da gerçekleştiğine işaret eden Işık, il genelindeki 180'e yakın mermer ocağı ve fabrikada yaklaşık 8 bin kişinin istihdam edildiğini, taşıma, bakım, sanayi, malzeme ve işçilik alanlarıyla birlikte bu sayının 15 bin kişiye ulaştığını belirtti.
Muğla mermerinin dünya genelinde "Mugla white" olarak bilindiği ve marka değerinin bu isme dayandığını ifade eden Işık, "Geçen yıl Muğla merkezli ihracat rakamı 100 milyon doların üzerinde olup, üretim alanlarının farklı illerde olduğu firmaların ihracat değerleriyle birlikte, bölgemizden ham madde alınıp farklı illerde üretilen firmalarla toplam ihracat yaklaşık 250 milyon dolar seviyesine ulaştı." dedi.
Işık, sektörün desteklediği alt kollarla ekonomiye yaklaşık 400 milyon dolar katkı sağladığını sözlerine ekledi.
Muğla beyaz mermerinin en büyük avantajının yüksek dayanıklılığı olduğunu anlatan Işık, bu mermerin başta ABD, AB ülkeleri, Birleşik Arap Emirlikleri Merkez Bankası, Rusya'daki resmi kurumlar ve büyük yapılar tarafından kullanıldığını belirtti. Ayrıca, Aliyev'in Başkanlık Sarayı ve birçok yapıda tercih edildiğini, farklı yüzey işlemleri ve mekanik montajlarda kullanıldığını vurguladı.
İhracatın yaklaşık 60 ülkeye yapıldığını, küçük ölçekli işlerle bu sayının 80'e çıktığını belirten Işık, Muğla mermerinin kentte balıkçılıktan sonra ihracat anlamında ikinci sektör olduğunu, ham madde, makine ekipmanları ve çalışanların tamamının kendilerine ait olduğunu ifade etti. Bu nedenle, sektör öz kaynağıyla ihracat yapan sektör konumunda bulunuyor.
Milas-Yatağan-Kavaklıdere hattı boyunca uzanan çok sayıda mermer ocağında üretilen mermerlerin klima özelliğiyle özellikle Arap ülkeleri tarafından rağbet gördüğüne dikkat çeken Işık, Muğla'da iç kesimlerde turizmin önemli olduğunu, kırsal kesimlerde ise mermerciliğin öne çıktığını ve istihdama katkı sağladığını söyledi.
Mermerin çıkarıldığı bölgede işlendiğini, böylece kırsal kesimlere yeni ekmek kapısı açtığını ve sektörün her geçen gün büyüdüğünü belirtti.