TÜSİAD Olağan Genel Kurul toplantısında Ömer Aras, 2026’nın verimlilik ve kalkınma yılı olması gerektiğine dikkat çekti. Ekonomik ve jeopolitik gelişmelerle ilgili değerlendirmeler gerçekleştirildi.

TÜSİAD’ın seçimli Olağan Genel Kurulu, Beşiktaş’taki Four Seasons Otel’de gerçekleştirildi. Mevcut Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan yeniden aday olmazken, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Diren, tek aday olarak yönetime seçildi. Divan Kurulu Başkanlığı’nı Tuncay Özilhan yürüttü. Açılış konuşmasını yapan TÜSİAD YİK Başkanı Ömer Aras, ülkelerin iç politikaları ve ekonomilerinde yaşanan jeopolitik gelişmelerin uluslararası ticaret düzeni üzerindeki etkilerini vurguladı.
Ömer Aras, 2025’te yaşanan büyük değişimlerin ardından 2026’ya da hızlı giriş yapıldığını söyledi. Jeopolitik gelişmelerin ve güç dengelerinin ülkelerin tepkilerini ve önceliklerini şekillendirdiğine değinen Aras, değişimin hızını ve belirsizliği anlatırken, güç bloklarının oluşumu, teknoloji yarışları ve uluslararası standartların önemine dikkat çekti. Ayrıca, küresel güç dengesindeki değişimin, Türkiye’nin rekabet gücü ve büyüme kalitesini doğrudan etkilediğine vurgu yaptı.
Aras, ekonomik büyüme ile kalkınmanın arasındaki farkı anlatarak, büyümenin toplumda adil ve sürdürülebilir olmasının gerektiğini belirtti. 2026’nın temel gündeminin verimlilik seferberliği olması gerektiğine işaret etti. Dünya ekonomisinin yeni bir mimari ile rekabet ettiğine dikkat çeken Aras, bu dönüşümün üç alanda olduğunu söyledi: jeopolitik ve yaptırımlar, sanayi politikaları ve standartlar. Bu değişimlerin, büyümenin kalitesini ve büyüme ile kalkınma ilişkisini güçlendirdiğini ifade etti.
Türkiye’nin verimliliği artırması için stratejik avantajlarını kullanması gerektiğine vurgu yapan Aras, bunları akılcı politikalarla safhaya çıkarmayı önerdi. İyi eğitimli insan kaynağı, pazar erişimi, ürün çeşitliliği ve teknolojik gelişmeler, ülkenin rekabet gücünü destekleyen unsurlar arasında sayıldı. 2026’da verimlilik artışını sağlamak için beş hedef öne çıktı: insan kaynağını tam kullanmak, beceri ile işi eşleştirmek, verimli firmaları büyütmek, üretim ortamındaki kurallar ve rekabet ortamını iyileştirmek ile teknolojiyi ve yönetimi yaygınlaştırmak. Bu hedeflere ulaşılırsa, büyüme kalkınmaya dönüşecek.
Aras, Avrupa Birliği ile uyumun sadece bir hedef değil, aynı zamanda rekabet avantajı ve kalkınmanın sürdürülebilirliği için önemli olduğunu belirtti. 2026’yı geçiş yılı değil, verimlilik ve kalkınma yılı yapmak gerektiğine vurgu yaptı. Ortak çaba ve uygun politika tercihleriyle bu hedeflere ulaşmak mümkündür.